**Op.Dr.Ilker GUNYELI**

"Kadin Hastaliklari ve Dogum Sitesi"
| Doktorumuzu tanıyalım | İyi Jinekolog nasıl olmalı? | Güncel Haberler | Bilimsel yayınlarım | Kliniğimizi Tanıyalım | Gebelik ve Problemleri? | Gebelikte Ultrasound | Doğum sonrası problemler? |Bebeğiniz ve siz | Bizim bebeklerimiz | Jinekolojik Muayene | Adet dönemi ve problemleri? | Merak ettikleriniz? | Meme hastalıkları | Diyet - Güzellik - Egzersiz | İnfertilite (Tüp bebek) | Aile planlaması | Menopoz | Yaşama dair !! | Kadın sağlığı testleri | Cinsel problemler | Sigara- Çağımızın vebası... | Resim Albümü | Linkler | DOSTLARIMIZ...

Bebeğiniz ve siz

bebek3.gif

mother_love_1_.jpg

BU SAYFAYI TAKİP EDEREK;

BEBEĞİNİZİN NE ZAMAN NELER YAPABİLECEĞİNİ, BEBEK İSİMLERİNİ,İYİ BABA OLMANIN SIRLARINI,DOĞUM SONRASI DEPRESYONUNU,EMZİRME İLE İLGİLİ BİLGİLERİ,CİNSİYET SEÇİMİNİ VS BULABİLİRSİNİZ...

bebek_2.jpg

Bebeğiniz neler yapabilir?

1 aylık bebek, görebilir, duyabilir, 2 aylık olunca gülmeye, 4 aylık olunca ise cisimleri iki eliyle kavramaya, kendi kendine oynmaya başlar. 6 aylık bebek destekle oturabilir, 9 aylık olunca destekle birkaç adım bile atabilir.

- Aşağıdaki gelişim kategorisi çocuğunuzun bulunduğu gelişim seviyesini daha iyi değerlendirebilmenizi sağlasa da, çocuğunuzun bu özelliklerin hepsini taşımasını beklemeyin. Unutmayın, her çocuk birbirinden farklıdır! Tavır, davranış ve vücut gelişimi çocuktan çocuğa farklılıklar gösterir...


İKİ HAFTALIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
Bebek kolları ve bacakları hafif bükülmüş olarak yatar.
Bu dönemde emme, yakalama, arama gibi yeni doğan dönemine ait refleksler (otomatik hareketler) bebeğin tek hareketleri olabilir.
Zaman zaman bakışınızı yakalayıp size bakabilir. Bu durumda ona bakarak, gülümseyerek, başınızı sallayarak yanıt vermeye çalışın.
Bulanık görür. 20-25 cm mesafeyi seçebildiği için onu tutanı çok rahat görebilir.
Henüz başını kaldıramaz, yatarken dönemez ve oturamaz.
Sakin olduğu kısa dönemler olacaktır; bu dönemlerde ona şarkı söyleyin, konuşun, evde gezinin.

BİR AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
Görebilir, duyabilir, tat alabilir, acıyı hisseder!
Başını tutabilir, karın üstü yattığında başını sağa-sola çevirebilir.
Emerek kendini sakinleştirebilir.
Agu- ıkınma sesi- kumru sesi-mırıldanma gibi sesler çıkarmayı dener.
Kısa süreli izleyebilir, yakın tutunca dikkatle bakabilir.
Sizi tanıdığını belli edebilir. Sesinizi duyunca sakinleşebilir.
El ve ayaklarının farkına varmaya başlar.

İKİ- ÜÇ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
Başını daha uzun süre dik tutabilir, göğsünden destek alıp kalkmaya çalışabilir.
Ellerini bacaklarını sallamaya, basmaya çalışabilir.
Parmaklarını açabilir, ellerini birleştirip ağzına götürebilir ama henüz elini bütün olarak kullanır.
Gülmeye başlar, tanır. Tek heceli sesler çıkarmaya, cıvıldamalara başlar.
90-180 derece izleyebilir.

DÖRT AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
Etrafıyla ilgilenmeye başlar, yatmak değil oturmak ya da dolaştırılmak ister. Biraz destekle 1-2 dakika oturabilir.
Karnının üstüne yattığında elleriyle itip minik push-uplar yapar, hatta bir tarafa dönebilir.
Uzanıp cisimleri iki eliyle kavrar, biraz inceleyip sonra ağzına götürür. Salyası bollaşır.
Kendi kendine oynayabilir.
Tek heceler 4-5 aylarda çıkmaya başlayabilir, ancak anlamlı değildir.
Çığlık atmayı dener.
Bebeğinizin kişiliği belirginleşmeye başlar. Size tüm yüzü ve vücuduyla yanıt vermesi yakındır.

ALTI AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
Artık herşeyi görüp izleyebilir.
Destekle oturabilir. Eğer ek gıdalara geçtiyseniz kaşıkla beslenmeyi bebek otururken yapmalısınız.
Her iki yöne de dönebilir. Yüzükoyun yatarken poposunu havaya kaldırmaya bile çalışabilir.
Bebek 3 boyutu kavrayabilir ve büyüklük ve şekillerine göre cisimleri gruplandırabilir.
Aynada, arkasında sizi görürse, arkasına bakıp sizi arayabilir.
Bir eliyle kavradığı cismi diğer eline geçirebilir, iki saplı bir bardaktan yardımınızla su içebilir.
Cisimleri birbirine vurur, ellerini birleştirir, oyuncağını tek eliyle tutabilir.
Sesli güler, çığlıklar atar.
Bebeğiniz artık eğlenmeye başlar. Sizinle saklambaç oynayabilir.
Yabancıları ayırmaya başlayabilir.
Emme, baloncuklar çıkarma, yalama; konuşma öncesi hareketlerdir.

DOKUZ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
Bebekler ayağa kalkmak için kendilerini çekmeye başlarlar.
Ses çıkarmak için bir şeyleri birbirine vurmaya bayılırlar. Baba,mama gibi sesler çıkarmaya başlarlar.
Bebeğiniz bu dönemde eşyaları, kaplara koyup çıkarabilir.
Bazı 9 aylıklar, destekle birkaç adım bile atabilir. Bebeğiniz ayrıca, dizlerini kırarak eğilmeyi ve ayakta durduktan sonra tekrar oturabilmeyi öğrenir.
Bu yaştaki bir bebek, hareket etmenin verdiği özgürlük duygusu ile emekleyerek veya iki ayak üzerinde, hareket etmek, ulaşmaması gereken şeyleri almak ister.
Bu yaşta, belki de merdivenleri emekleyerek çıkabilir ve eşyalara tutunarak hareket edebilir.
9-10 aylık olunca bebekler bir şekilde oda içinde sürünerek, emekleyerek, eşyalara tutunup sıralayarak dolaşmaya başlarlar.
Bir oyuncağını uzaklaştırırsanız, gittikçe daha çok kendine güvenen bebeğiniz buna karşı çıkacaktır. Aslında artık kendi istek ve ihtiyaçlarını belirtmeyi öğrenmeye başlıyor.
Problem çözme yeteneği gelişir ve şimdi şeffaf bir kabın içinde gördüğü oyuncağı almak için direkt uğraşmak yerine kapağını açmayı dener.

Dil gelişimi:
Kelimeleri kullanmasa da, onları anlar. ?ba?, ?ma? gibi heceleri tekrarlayarak gerçek kelimeleri taklit etmeye uğraşır. (Sakın çok heyecanlanmayın, henüz konuşamıyor, ancak heceleri tekrarlıyor.)
Kelimelerinizden çok, tonlamanızdan anlam çıkarır.
Onunla ne kadar çok konuşursanız-yemek hazırlarken, araba kullanırken, üzerini giydirirken- o kadar çabuk iletişim yeteneklerini geliştirir.
Bir çalışmada, çocukların bir gün içinde ne kadar çok kelime duyarsa, o kadar zeki olduklarını gösterilmiş. (Tabiki televizyondan veya arka plandaki sohbetlerden duyulan kelimeler değil; bebeğinizin anlamasına yardım etmek için konuşmalar interaktif olmalı.)

BİR YAŞINDA BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
Kendi başına ilk adımlarını bu yaşta atabilir. (Aslında bunu, bundan sonraki birkaç hafta veya ay yapamayabilir, yani eğer bu ay yürüyemezse üzülmeyin).
Çoğu çocuk bu ilk adımları parmak ucunda, ayakları dışa dönük olarak yapar.
Kaşık kullanarak, her ne kadar ağzını ıskalasa da kendini beslemeye başlayabilir.
Mama ve baba dışında birkaç kelime daha bilebilir.
Uyduruk bir dille konuşabilir.
Her şeyi itmenin, fırlatmanın ve yere çarpmanın çok eğlenceli olduğunu düşünür.
Oyuncağını size verir, geri alır.
Blokları bir kaba doldurur, boşaltır. Bu kaplar ve tavalar için de geçerlidir.
Küçük olanları, büyük olanların içine koyar, ayrıca onları birbirine çarparak korkunç gürültüler çıkarır.

ONBEŞİNCİ AYDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Artık yürüyor hatta koşmaya çalışıyor olabilir. Eğilip yerden bir cismi rahatça alır.
Parmağıyla işaret eder, vücut kısımlarını bilebilir. Çizgi çizebilir.
Üst üste 2 küp koyabilir.
Çocuğunuz yeni şeyleri kurcalamaktan, araştırmaktan zevk alır.
Yeri süpürmek, silmek, çamaşır yıkamak gibi aktiviteleri taklit edecektir.
En az 1 anlamlı kelime söyler.

ONSEKİZ AYLIK ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Koşabilir, topa vurabilir.
İki basamaklı bir komutu yerine getirebilir. Hafızası gelişmeye başlar.
Vücut kısımlarını bilir.
5-10 kelimesi olabilir.
İsteklerini belirtebilir.
3-4 küple kule yapabilir. Anahtarları, düğmeleri çevirebilir.
Saçını tutmak, sallanmak, parmak emmek gibi kendini rahatlatıcı bazı alışkanlıkları oluşabilir.

İKİ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
İki yaşında fiziksel gelişim
Sürekli hareket halindedir.
Kolay yorulur Koşar ve tırmanır.
Tek başına merdiven iner ve çıkar.
Ayak ucuna basarak yürümeyi becerebilir.
3-5 küpü üst üste koyar.
Rastgele çizgiler çizerken artık kontrollü yazmaya başlar.
Büyük butonları açıp kapatabilir
Tuvalet ihtiyacında daha bağımsızdır. (Hala biraz yardıma ihtiyacı olabilir.)
Gece uykuya yatırmak zorlaşabilir.

İki yaşında sosyal gelişim:
Oldukça gerçekçi taklitler yapar.
Kardeşleriyle daha fazla ilgilenir.
Cinsiyetini bilir.
Hayali bir oyun arkadaşı yaratabilir.
Diğer çocuklarla birlikte olmak ister ama onlarla oyun oynamaz.
Paylaşmayı sevmez.
Her şeyi benim diye sahiplenir.
Diğer çocukları tırmalayabilir, ısırabilir, vurabilir veya itebilir.

İki yaşında duygusal gelişim:
Kolay sinirlenir ve çok sabırsızdır.
Bağırıp çağırır, yumruklar atar.
Kendi istediklerini yapmak ister.
Günlük düzen bozulunca sinirlenir.

İki yaşında zihinsel gelişim:
Konuşmaya ilgisi artmıştır.
Çocuk dili kullanır.
3-5 kelimeli cümleler kurar.
Konuşabildiğinden daha fazla sayıda kelimenin anlamını bilir.
Kendi işini kendi yapar.
İkna etmek giderek zorlaşır.
Alternatifler arasında seçim yapamaz.

ÜÇ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Üç yaşında fiziksel gelişim
Kendi kendine yardımsız yemek yer.
Zıplar, koşar, parmak ucuna basarak yürür.
Üç tekerlekli bisiklet sürer.
Merdiven inip çıkar.
Kendi soyunabilir, ancak giyinmek için yardıma ihtiyacı vardır.
Büyük butonları açıp kapayabilir.
Pastel boyaları daha iyi kullanır.
Süt dişleri düşebilir.

Üç yaşında sosyal gelişim:
Anne, babasını idolleştirir.
Telefona cevap verir.
Büyüklerden onay almak ister.
Sınırlamaları sürekli test eder.
Sıklıkla yalnız oynamayı tercih eder.
Hayali bir oyun arkadaşı olabilir.
Diğer çocuklarla oyunlar kurar.
Oyunda sırasını bilir.

Üç yaşında duygusal gelişim:
Daha sakin ve uyumludur.
Bazen ağlama ve tutturmaları olabilir.
Yabancı olduğu nesne ve faaliyetlerden korkabilir.
Bazen bebek gibi davranabilir.
Rüyaları hakkında konuşmaya başlayabilir.

Üç yaşında zihinsel gelişim:
Yaşını, adını, soyadını, oturduğu semti bilir.
Yaklaşık 1.000 kelime bilir.
Bazı gramer prensiplerini kavrar.
Bazı hikayeleri tekrar tekrar dinlemekten hoşlanır, öğrenebilir.
Temel renkleri tanıyabilir.
Bazı çok basit sorumluluk üstlenebilir.
Merak edip sorular sorar.
Dikkat süresi birkaç dakikadan uzun değildir.

DÖRT YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Dört yaşında fiziksel gelişim:
Sıçrama,koşma,tırmanma yeteneği artar.
Kolay yorulur.
Sakardır.
Bağırmaktan hoşlanır, beklenmedik seslerden korkar.
Kendi kendine tuvalet ihtiyacını karşılar.
Kendi giyinir,soyunur,fermuarını çeker.
Bildiği nesnelerin resmini çizer.

Dört yaşında sosyal gelişim:
20 dakika süreyle televizyon seyreder.
Son karar için ailesine danışır.
Sınırlamaları test eder.
Tepkinizi gözlemek için argo sözler kullanır.
Grup aktivitelerine hazırdır.
Farklı cinsiyet rollerini bilir.
Yetişkinlerin aktivitelerini taklit eder.

Dört yaşında duygusal gelişim:
Zaman zaman bebek gibi davranır.
Yeni korkular gösterebilir.
Şakacı olma eğilimindedir.

Dört yaşında zihinsel gelişim:
Yaklaşık 1.500-2.000 kelime bilir;4-5 kelimeli cümleler kurar.
Eğlenceli, abartılı hikayelerden hoşlanır.
Ona kadar sayabilir; bazı şekilleri tanır.
Bazı zaman kavramlarını anlamaya başlar. (dün,bugün,yarın)
Sürekli neden diye sorar.
Yardımsız oyuncaklarını toplar.
Basit işlerde yardım etmeyi sever.
Doğru ve yanlış arasındaki farkı anlamaya başlar.
Hayal ile gerçek hayatı ayırma yeteneği gelişir.

BEŞ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
5 yaşında Fiziksel gelişim:
Süt dişleri düşmeye başlayabilir.
Sağ veya sol el tercihi belirginleşir.
Ayrıntılı yapıları kurar.
Kolay yorulur.
Kendi başına banyo yapar, yemek yer, giyinir, tuvalete gider.
Semistructured oyunlara katılmaya başlar.
Hareketli oyunlardan hoşlanır.
Sesli ritim çalgılardan hoşlanır.
Doğum ve üreme hakkında sorular sorar.

Beş yaşında duygusal gelişim:
Duygularını kelimelerle ifade etmeye başlar.
Kolayca utanır and cannot yet laugh at self.
Ölüm hakkında duygular ortaya çıkar.
Aşırı yaramazlıklar yapar.
Bağımsızlıktan hoşlanır.
Ağır başlı ve güvenilirdir.

Beş yaşında sosyal gelişim:
Kurallara daha fazla uyumludur.
Bazen ispiyon (tattle), kötü söz (name-call), vurma, itme gibi davranışlar gösterebilir.
Farklı cinsiyet rollerini bilir.
Basit grup ödevlerine uyum gösterir.
Büyükleri sevindirmekten hoşlanır.
Takes turns during playing and speaking.
Diğer çocuklarla daha rahattır.
Aile aktivitelerine çok ilgilidir.

Beş yaşında zihinsel gelişim:
Harf ve kelime farkını anlamaya başlar.
Oyunları daha fazla süreyle devam ettirir.
Has developed an overall image of self.
Gerçekleri ister.
Temel renkleri bilir.
Sağ ve sol kavramını anlar.
2.000-2.500 kelime bilir.
Kolay ev işlerine yardım edebilir.
Adres ve telefon numarası öğrenebilir.
10 a kadar sayabilir.
Karşıtlık kavramını anlamaya başlar.
6-8 kelimeli cümleler kurabilir.
Paraları ayırt eder.
Sabah, öğleden sonra, akşam, dün, bugün, yarın gibi kavramları anlar.
Gerçek hayat ile hayal ürünü arasındaki farkı daha iyi ayırt eder.
Tek düşüncenin kendisininki olduğuna inanır.

ALTI YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Altı yaşında fiziksel gelişim:
Oyunlarda aktif rol almayı sever.
Bazı motor kabiliyetleri gelişmektedir.
Banyo yapmak istemeyebilir.
Mum boyayla iyi boyar ancak yazı yazma ve kesmede zorlanabilir.

Altı yaşında duygusal gelişim:
Ruh hali oynaktır.
Eleştirilmekten hoşlanmaz.
Yanlış yapmaktan çekinir.

Altı yaşında sosyal gelişim:
Oyun oynarken kurallar koyar.
Arkadaşlarını değerlendirebilir.
Yaşıtlarıyla ortak oyunlar kurar.
Özgürlüğüne düşkündür.

Altı yaşında zihinsel gelişim:
Basit ev işlerini yüklenebilir.
100 e kadar sayabilir.
Şekil, zaman, renk, sayı gibi kavramları daha iyi anlar.
Kaza ve maksatlı davranışları artık algılayabilir.
Dikkat süresi 15 dakikayı geçmez.
Fikir farklılıklarının olabileceğini anlar.

SEKİZ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Sekiz yaşında fiziksel gelişim:
Yazı ve çizgisi ince motor yeteneğinin artmasıyla hızla ilerleyecektir.
Dış görünümü ve davranışları konusunda rahattır.
Kilosu ve boyuyla ilgilenir.
Sonsuz enerjisi vardır.

Sekiz yaşında sosyal gelişim :
Tartışır, bazen üstünlük taslar.
Aynı zamanda sevgi dolu ve tepkilidir.
Başkalarının fikirlerine yorumlar getirir.
Arkadaşları arasında gruplaşmalar başlar.
Sır saklar.
Karşı cinse biraz hırçındır.

Sekiz yaşında zihinsel gelişim :
İdealistir.
Çeşitli projeler geliştirir; koleksiyon yapar.
Verilen işi bitirmekten gurur duyar.

Sekiz yaşında ruhsal gelişim :
Hemen utanır.
Korku, kızgınlık, üzüntü gibi duyguların paylaşıldığını hisseder.
Umudu kolay kırılır.
KAYNAK: Amerikan Hastanesi



Referanslar:



T.C. Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve aile Planlaması Genel Müdürlüğü Emzirme Danışmanlığı El Kitabı.
U.S. Department of Health and Human Services Office on Women’s Health , An Easy Guide to Breastfeeding May 2004.


ANA SAYFAYA DÖNÜŞ için tıklayın...

bebek_ve_annesi.gif

41.jpg

bunchababies.jpg

Bebeğinizi büyütürken...

Bebeğinizin mutlaka kendine ait çatal ve kaşığı olsun. Bebeğinizin uykuya rahat geçmesi için ona ninniler söyleyin, hafif bir müzik dinletin. Tuvalet eğitimine 2 yaşında başlayın. Her olumlu davranış karşılığında ödül vermeyin...
Sağlık Bakanlığının bebekleri dünyaya gözlerini yeni açan anneler için hazırladığı rehberde, beslenmeden tuvalet eğitimine kadar pek çok konuda öneriler yer alıyor.

Sağlık Bakanlığı tarafından yeni doğum yapmış annelere bebek bakımı ve gelişimi konusunda Bilinçli Anne ve Sağlıklı Bebek Rehberi veriliyor. 0-2 yaş arası bebeklerin gelişimi konusunda bilgilerin yer aldığı rehberde, bağışıklık, beslenme, oyun, bakım, tuvalet eğitimi, anne-baba-bebek iletişimi, ödüllendirme ve güvenli annelik konularında önerilerde bulunuldu.

Bebeğin fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimlerinin anlatıldığı rehberde, aşıların önemine dikkat çekildi. Çeşitli hastalıklardan korunma yollarının da yer aldığı rehberde, biberon kullanılmaması, besinlerin kolay temizlenebilen cam veya porselen kaplarda hazırlanarak kaşıkla yedirilmesi gerektiği belirtildi. Bebek büyüdükçe kendi kendine yemek yemesine izin verilmesi, bebeğin mutlaka kendine ait tabağı, çatalı ve kaşığı olması gerektiği bildirildi.

Bebeğinizle konuşun

Bebekle sık sık konuşulması istenen rehberde, Yaptığınız işleri anlatın. Böylelikle onun daha doğru ve düzgün konuşmasına yardımcı olun denildi. Bebeklere uykuya daha rahat ve huzurlu geçmesi için ninniler, güzel sözler söylenmesi, hafif bir müzik dinletilmesi gerektiği kaydedilerek, yüzükoyun yatırmanın sakıncalı olduğuna dikkat çekildi.

Tuvaletini oturağa yapınca alkışlayın

Tuvalet eğitimi ile ilgili önerilerin de yer aldığı rehberde, Henüz hazır değilken tuvalet eğitimine başlamanız, bebeğinizin duygusal gelişimini olumsuz etkiler görüşüne yer verildi. Tuvalet eğitimine 2 yaşında başlanması ve bunun için uygun yer sağlanması önerilen rehberde, bebeğin çişini veya kakasını oturağa yaptığında Aferin diyerek alkışlanması istendi. Böylece bebeğin başardığı için mutlu olacağı kaydedildi. Anne-baba ve bebek ilişkisine önem verilmesi gereğine işaret edilerek, babaların bebeğin beslenme ve bakımına katkıda bulunmaları önerildi. Bunun sağlıklı bebek-baba ilişkisi kurulmasına yardımcı olacağı bildirildi. Anne ve babası tarafından ilgilenilmeyen, anlatmak istedikleri dinlenmeyen bebeklerin, anne ve babalarının kendilerini sevmediği düşüncesine kapılabilecekleri belirtildi.

Her davranışı için ödül vermeyin

Bebeğe her yaptığı olumlu davranış karşılığında ödül verilmemesi gerektiği kaydedilerek, aksi takdirde bunun alışkanlık yapacağı, ödülegöre davranmasına yol açacağı uyarısında bulunuldu. Güzel bir söz veya öpücüğün yeterli olduğu ifade edilerek, oyuncakgibi maddi ödüllere çok nadir başvurulması istendi.

getattachment.jpg

BABALARIMIZ İÇİN ÖNERİLER...

İYİ BABA OLMANIN SIRLARI??

Yapmanız gerekenler son derece basit; çocuğunuza duygusal olarak destek olmak, ona daha fazla vakit ayırmak ve ondan kopmamak bunlardan bazıları. Peki ya diğerleri....


1. Aktif olun

Babalar insiyatif almaya başlamazlarsa, hiçbir zaman çocuklarının hakettikleri yetiştirme sorumluluklarını ele geçiremezler. Eşinizin ağlayan veya altını ıslatmış bebeğinizi kollarınızdan almasına izin vermek yerine, Sanırım bu işin üstesinden gelebilirim veya Endişelenmene gerek yok. Birbirimize alışıyoruz işte gibi gerçekten istekli olduğunuzu anlayabileceği sözler söyleyin. Ayrıca eşinizin yardımını istemekte de bir sakınca yoktur. Birbirinizden yararlanabileceğiniz farklı bakış açılarınız olabilir.

2. Daha fazla pratik yapın

Eşinizin bu kadar şeyi sihir yaparak öğrendiğini düşünmeyin. O da bebek yetiştirmeyle ilgili herşeyi, hayatta öğrendiği diğer şeyler gibi tekrar tekrar yaparak öğrendi. Çocuğunuza daha fazla vakit ayırarak sizde bu konuda tecrübeli hale gelebilirsiniz. Baba olmaya hazır değilseniz, yardım istemekten çekinmeyin. Çocuk yetiştirme konusunda babalara kurs veren programlara katılabilirsiniz. Bu kurslara çocuk doğduktan sonra katılma gibi bir zorunluluk yoktur.

3. Çocuklarınızla birlikteyken farklı şekilde gurur duyun

Erkekler ve kadınlar çocuklarından farklı etkilenirler. Erkekler fiziksel ***olarak etkilenirken, kadınlar duygusal ve sosyal anlamda stres yaşarlar. Kimsenin size, kadınların çocuklara yaklaşımının sizin çocuğunuza olan yaklaşımınızdan daha önemli olduğunu söylemesine izin vermeyin. Babaların çocuk yetiştirmedeki rolü, çocuklara korku ve heyecan gibi duygularını kontrol altında tutmayı öğrettiğinden çok önemlidir. Fiziksel olarak aktif olan babaların çocukları, diğer çocuklara göre daha başarılı ve popüler olurlar.

4. Çocuğunuza duygusal açıdan da destek olun

Baba- çocuk ilişkisinde fiziksel etkileşim önemli olduğu gibi, duygusal açıdan çocuğunuza destek olmanızda bir diğer önemli noktadır. Erkekler duygularını bastırmazlarsa, çocuklarıyla aralarında empati kurabilirler. Çocuklarının hislerini daha iyi anladıktan sonra onlara yardım etmek daha kolay olacaktır.

5. Eş olun, yardımcı değil

Geçmiş senelerdeki yardımcı baba kavramı ne kadar popüler olsa da, artık insanlar bu anlayışı kabul etmiyor. Erkekler, çocuklarının yetiştirilmesine dahil olmak istiyorlarsa, ev ve çocuğun sorumluluklarına tamamen paylaşımcı bir yaklaşım sergilemelidirler.

6. Haftasonlarınız haricinde de çocuğunuza vakit ayırın

Daha etkin bir baba olmak için, çocuğunuzu etkileyen günlük kararların alınmasında da fikir belirtin. Herşeyi eşinize bırakmanız demek, çocuğunuzun hayatına anlam veren küçük ayrıntıları kaçırmak demektir. Çocuklarının günlük rutinlerinde bulunamayan babalar, hassas ve etkin bir baba olmanın koşulu olan nüansları hiçbir zaman öğrenemezler.


7. Eşinize saygı gösterin

Etkin bir baba olmak demek; eşinizin, ailenizin birarada kalmasını sağlayan uğraşlarının farkına varmak ve sizin yetişemediğiniz durumlarda aldığı kararlara saygı duymaktır. Aile aktivitelerinizi planlayabileceğiniz bir sistem oluşturmaya çalışın. Çocuğunuzun bu plan dahilinde büyümesini sağlayın.

8. İletişim ihtiyaçlarının farkında olun

Eşiniz çocuk yetiştirme rolünü sizinle birlikte yapmakta isteksiz davranıyorsa, bunu kişisel almamaya çalışın. Ona bu işi gerçekten yapmak ve paylaşmak istediğinizi anlaması için biraz zaman verin.

9. Yasal haklarınızı öğrenin

Anayasa da yapılan değişiklikler ve alınan yeni kararlar, babalara ev ve iş hayatlarını dengelemeleri için daha fazla hak tanıyor. Daha ilgili bir baba olduğunuzu kanıtlamak için bunu bir avantaj olarak kullanabilirsiniz.

10. Ayrılık veya boşanma durumunda çocuklarınızdan kopmayın

Boşanan erkeklerin yüzde 15 inden az bir kısmı, çocuklarının bakımına yardımcı oluyor. Babalarının ilgilenmediği çocukların çoğunun hayatı düşkırıklıkları ve çalkantılarla geçiyor. Boşandıktan sonra da aktif bir baba olmanın yolları mevcut. Bu konuda yapmanız gereken en önemli şey çocuğunuzla iletişimi kesmemek. Onu sıklıkla aramaya ve görüşmeye devam etmelisiniz. Çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanları daha anlamlı kılmaya çalışmalışsınız. Boşanma tartışmalarında çocuğunuzu piyon olarak kullanmaktan sakınmalısınız. Eşler, boşandıktan sonra da çocuklarının daha mutlu ve sağlıklı bir hayata sahip olmalarını sağlamak için yardımlaşmalı ve birbirlerine destek olmalıdırlar..

bebek_6.jpg

DOĞUM SONRASI DEPRESYONU??

Kimi psikolojik rahatsızlıkların kadın olmaktan kaynaklandığı, bazı hormonların depresyonu ya da manik-depresif durumu tetiklediği biliniyor. İşte doğum sonrası depresyonu da bunlardan biri...


Kadına, kendini dünyanın en güçlü varlığı olduğunu hissettiren, adeta tanrılaştıran doğum, aynı zamanda onun hayatını kabusa da çevirebiliyor. Kimileri doğum sonrası depresyonu, kimileri ise eski tabiriyle loğusalık depresyonu diyor. Kadınların değişen hormonları, yeni bir hayatın hazırlıklarını yaparken, sonrasında, belki bir ömür boyu sürecek depresyona da zemin hazırlıyor. Eskiden doğum yapan kadınları 40 gün 40 gece yalnız bırakmayan aileler, henüz depresyonun adı konulmamışken, bu yeni annelerin nasıl da hüzne boğulduklarını, kimi zaman kendilerinin ve bebeklerinin bile hayatlarına kıydıklarına şahit olmuşlardı belki de.Al bastı hikayeleri de bu yüzdendi kim bilir.
Şimdi değişen ve gelişen dünyada artık sorunun adı konuldu, çözümleri de var ama yaşanmasına hala kimseler engel olamıyor.


Doğum önemli bir yaşam değişikliği


Psikiyatr Dr. Arif Verimli, doğum sonrası depresyonunu tanımlarken,kadınlarda doğumu takiben ilk iki ay içinde ve o kadınların hayatlarında ilk defa artı ilk doğumdan sonra yaşadıkları depresyonlar vardır. Burada, endişe ve kaygının ön planda olduğu panik hastalık benzeri endişeli bozukluklar da yaşanabilir diyor.


Bunun neden böyle olduğu meselesine gelince; Psikiyatr Dr Verimli'nin bazı önemli tespitleri var. Mesela bu sendrom, her 100 doğumdan 5'inde ortaya çıkıyor ve bazen 25'e kadar da çıkabiliyor. Ve sorunun psikolojik nedenleri var. Verimli bu konuda yorum yaparken şunları söylüyor. Tahminen birinci önemli neden; doğum önemli bir yaşam değişikliğini oluşturuyor kişilerin hayatında. Yeni oluşan bebek fikrine pek kolay alışamıyor kadın. İstese de istifa edemez ki, tam bir yaşam değişikliği önemli bir psikolojik baskı oluşturuyor.İkincisi, biyolojik olduğunu tahmin ettiğimiz hormo nal sebepler giriyor devreye. Doğum öncesinde adet görülmediği için bazı hormonlar salgılanamıyor ama doğumdan sonra normal sisteme geçiyor vücut ama bu da ortalama 40 gün zaman alıyor. Bunlar beyin kimyasını da değiştiriyor. Sonuçta, psikolojik ya da biyolojik nedenlerle doğumdan sonra kadınlarda bazı bozukluklar oluyor diyor.

Psikiyatri uzmanlarının araştırmaları gösteriyor ki; Doğuma yakın zamanda ortaya çıkan bu tür depresyonlu hastalar izlendiğinde, doğum sonrasında, doğum gibi başka bir sebebe dayalı olmadan da başka yaşamsal olaylarla yine depresyonun ortaya çıktığı görülüyor. O zaman tekrarlayıcı depresyon tanısına gidiliyor. Yeni yapılan çalışmalar, doğumun tekrarlayıcı depresyonu tetiklediğini gösteriyor. Verimli'nin bu konuda söyledikleri de gerçekten dikkate değir.1980'den önce, menopoz, doğum gibi biyolojik nedenlerle, psikiyatrik hastalıkların ilintisi olduğu iddia edilse de 1980'den sonraki yıllarda doğum sonrası meselelerinin depresyonla ilişkisi ortaya kondu. Dünya ile Türk kadını arasında da bu konuda istatistiksel bir fark yok. Yalnızca bazı vakalarda doğum, aile içi psikolojik etkileşimi değiştiriyor. Kadının geçici olarak da rahatlatabiliyor.


Doğum sonrası hüznü


Psikiyatr Dr. Bahadır Bakım ise Doğum sonrası rastlanan duygu-durum bozukluklarının; Doğum sonrası hüzün yaşantısı, doğum sonrası depresyonu ve psikozu olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor. Doğumu izleyen 2-4. gün içinde oluşan ve hafif düzeyde de olsa gerginlik, yorgunluk, çocuğunun ya da kendisinin sağlığını konu edinen endişeler, ağlama, sıkıntı, dikkati odaklayamama ve uykuya dalmada sorun ya da sık uyanma gibi sorunlar yaşanan durumun doğum sonrası hüznü olarak adlandırılabileceğini belirten Bakım, “Bu durum en yoğun olarak iki gün kadar yaşandıktan sonra, iki hafta kadar sonra düzelir. Doğum yapan kadınların en az yarısında görülür diyor.

Doğum sonrası depresyonu: Psikiyatrik araştırmalar gösteriyor ki, Doğum yapan kadınlarda yüzde 10-15 arasında doğum sonrası depresyonu görülüyor. Mutsuzluk, ağlamaya hazır bir görünüm, gelecek için umutsuzluk, karamsarlık, kendini anne olarak yeterli görememe, iştahta azalma, unutkanlık, yorgunluk, cinsel isteksizlik, başka bir vücutsal hastalığı olduğu şeklinde düşünceler,intihar düşünceleri bulunabiliyor. Bakım, Doğum öncesinden, doğumdan bir yıl sonrasına kadar olan dönemde kadınların yüzde15'inde görülebilen bir rahatsızlık bu. Daha önceki hamileliklerinden sonra, bu şekilde bir dönem yaşayanlarda yarı yarıya risk var diyor.


Hamilelikte, depresyon riskinin en fazla 32'inci gebelik haftasında olduğu ve riskin doğum sonrasında sekizinci ayda en düşük düzeye indiği saptanmış. Kişilerin % 60-70 i bir yıl içinde iyileştiği ve tedavide ilaç ile sonuç alınamazsa elektroşok tedavisinin kullanılabildiği biliniyor.


Doğum sonrası depresyonunda riski arttıran etmenler


Sorunlu evlilikler, sorunlu birliktelikler, kişinin çocukluğunda ya da gençliğinde ağır sorunlar yaşaması, doğumun uzun sürmesi, çocuğun doğumu, öncesi ve sonrasında mutluluk veren bir ortamın olmaması, annenin yakın çevresinin kişiye destek olmaması, adet sorunları, kişinin kadınlığa bakışı, algılayışı ile ilgili sorunlar önemli risk etmenleridir.

Doğum sonrası psikozu, yaklaşık olarak 500 kişide 1 oranında görülebiliyor. Önceki hamileliklerinde psikoz tablosu görülenlerde risk 3 kişide 1'e yükseliyor. Uykusuzluk , gerginlik, baş ağrıları, duygusal açıdan aşırı tepkisellik, huzursuzluk ve gün içinde sıkça dalgalanan bir ruh hali ile başlayabilen bu durum kendini her tür kötü olayın sorumlusu olarak görme, doğan çocuğun aslında kendi çocuğu olmadığını , hatta doğumu bile kendisinin yapmadığı, bebekte bir sağlık sorunu olduğu, ona yeterince bakamayacağı ve acı çektirebileceği için onu ya da kendini öldürerek acılara son verme düşünceleri, bebeğini öldürmesi, kurban etmesi yolunda olmayan sesler duyma gözlenmektedir . Kendilerine zarar verileceği, çevrelerinde olan olayların kendilerine yönelik olup, özel anlamları olduğu, haklarında konuşulduğu şeklinde düşüncelerle birlikte olabileceği gibi aşırı neşe ya da öfke, yerinde duramama, kendini çok büyük, her türlü güce sahip ve önemli bir kişi olarak algılama ve bu yönde sesler duyup,ona göre davranma gibi sanrı denilen belirtilerle de seyredebiliyor.


Doğumu izleyen ilk iki hafta içinde başlayabilen bu durum erken dönemde ve yeterince tedavi edilmezse yıllarca sürebilen, tedavisi zor bir hale dönüşebiliyor.


Rahatsızlığın en üzücü tarafı, bu rahatsızlıkta hastaların yüzde 4'ünde rastlanabilen bebeği öldürme davranışıdır. Psikiyatrlar bu nedenle hastalık kişinin çevresince önemsenmeli ve dikkatli olunmalı.Tedavide anne ve bebeğin güvenliği açısından hastaneye yatırılma, emzirmenin kesilmesi ve ilaç tedavisi, tedaviye yanıtsızlık ve ölüm düşünceleri halinde elektroşok tedavisi düşünülmeli diyor.



Östrojen azalıyor



Psikiyatr Dr. Nevzat Tarhan'da doğum sonrasında kadınlarda beyin kimyasının bozulduğunu, meselenin biyolojik boyutunda annelik duygusu ile ilgili hormonların daha yoğun salgılandığını, östrojenin azalıp, luteinizan hormonların arttığını belirtiyor. Gebelik sonrasında ise östrojen hormonu salgılanıyor ve normale dönmek için 6 haftalık bir karmaşa yaşanıyor. Bu aşamada beyindeki seretonin miktarı azalıp, anne depresyona yaktın hale geliyor. Annede ayrıca, depresyon özgeçmişi, manik depresiflik anlamında genetik yüklülük varsa bu durumda doğum sonrası depresyonu tetikleniyor. Tarhan doğum sonrasında, en sağlıklı annede bile annelik hüznünün oluştuğunu belirtiyor ve Kadın bu dönemde kendini yalnız hisseder, sığınacak liman arar. İşte o zaman eşe büyük görev düşüyor. Kadına yalnız olduğunu hissettirmemek gerekiyor. Özellikle aile büyükleri ve eşin ilk altı ay annenin yanında olması lazım çünkü depresyon bazen psikoza dönüşüyor diyor.





Bebeğinizi büyütürken...

Bebeğinizin mutlaka kendine ait çatal ve kaşığı olsun. Bebeğinizin uykuya rahat geçmesi için ona ninniler söyleyin, hafif bir müzik dinletin. Tuvalet eğitimine 2 yaşında başlayın. Her olumlu davranış karşılığında ödül vermeyin...
Sağlık Bakanlığının bebekleri dünyaya gözlerini yeni açan anneler için hazırladığı rehberde, beslenmeden tuvalet eğitimine kadar pek çok konuda öneriler yer alıyor.

Sağlık Bakanlığı tarafından yeni doğum yapmış annelere bebek bakımı ve gelişimi konusunda Bilinçli Anne ve Sağlıklı Bebek Rehberi veriliyor. 0-2 yaş arası bebeklerin gelişimi konusunda bilgilerin yer aldığı rehberde, bağışıklık, beslenme, oyun, bakım, tuvalet eğitimi, anne-baba-bebek iletişimi, ödüllendirme ve güvenli annelik konularında önerilerde bulunuldu.

Bebeğin fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimlerinin anlatıldığı rehberde, aşıların önemine dikkat çekildi. Çeşitli hastalıklardan korunma yollarının da yer aldığı rehberde, biberon kullanılmaması, besinlerin kolay temizlenebilen cam veya porselen kaplarda hazırlanarak kaşıkla yedirilmesi gerektiği belirtildi. Bebek büyüdükçe kendi kendine yemek yemesine izin verilmesi, bebeğin mutlaka kendine ait tabağı, çatalı ve kaşığı olması gerektiği bildirildi.

Bebeğinizle konuşun

Bebekle sık sık konuşulması istenen rehberde, Yaptığınız işleri anlatın. Böylelikle onun daha doğru ve düzgün konuşmasına yardımcı olun denildi. Bebeklere uykuya daha rahat ve huzurlu geçmesi için ninniler, güzel sözler söylenmesi, hafif bir müzik dinletilmesi gerektiği kaydedilerek, yüzükoyun yatırmanın sakıncalı olduğuna dikkat çekildi.

Tuvaletini oturağa yapınca alkışlayın

Tuvalet eğitimi ile ilgili önerilerin de yer aldığı rehberde, Henüz hazır değilken tuvalet eğitimine başlamanız, bebeğinizin duygusal gelişimini olumsuz etkiler görüşüne yer verildi. Tuvalet eğitimine 2 yaşında başlanması ve bunun için uygun yer sağlanması önerilen rehberde, bebeğin çişini veya kakasını oturağa yaptığında Aferin diyerek alkışlanması istendi. Böylece bebeğin başardığı için mutlu olacağı kaydedildi. Anne-baba ve bebek ilişkisine önem verilmesi gereğine işaret edilerek, babaların bebeğin beslenme ve bakımına katkıda bulunmaları önerildi. Bunun sağlıklı bebek-baba ilişkisi kurulmasına yardımcı olacağı bildirildi. Anne ve babası tarafından ilgilenilmeyen, anlatmak istedikleri dinlenmeyen bebeklerin, anne ve babalarının kendilerini sevmediği düşüncesine kapılabilecekleri belirtildi.

Her davranışı için ödül vermeyin

Bebeğe her yaptığı olumlu davranış karşılığında ödül verilmemesi gerektiği kaydedilerek, aksi takdirde bunun alışkanlık yapacağı, ödülegöre davranmasına yol açacağı uyarısında bulunuldu. Güzel bir söz veya öpücüğün yeterli olduğu ifade edilerek, oyuncakgibi maddi ödüllere çok nadir başvurulması istendi.


BEBEĞİNİZİN CİNSİYETİNİ SEÇEBİLİRMİSİNİZ??


2 erkek kardeş tabii ki bir kız kardeş ister! Sadece 2 çocuk istiyorsanız neden biri kız, diğeri erkek olmasın? Bebeğinin cinsiyetini seçebilmek hemen hemen tüm aileler için önemli aslında. Bu nedenle sizler için dünyada var olan yöntemleri derlemek istedik. Yöntemleri başarı oranları, güvenilirlikleri, maliyetleri gibi kriterlere göre değerlendirmeye çalıştık. İşte önde gelen yöntemler:





Bebeğinizin Cinsiyetini Seçmek? Yöntemi
Nasıl Satın Alabilirsiniz?


Bebeğinizin Cinsiyetini Seçmek


2 erkek kardeş tabii ki bir kız kardeş ister! Sadece 2 çocuk istiyorsanız neden biri kız, diğeri erkek olmasın? Bebeğinin cinsiyetini seçebilmek hemen hemen tüm aileler için önemli aslında. Bu nedenle sizler için dünyada var olan yöntemleri derlemek istedik. Yöntemleri başarı oranları, güvenilirlikleri, maliyetleri gibi kriterlere göre değerlendirmeye çalıştık. İşte önde gelen yöntemler:

1. BabyChoice Yüksek başarı yüzdesi, güvenilir ve ekonomik

İsviçre deki Materna Laboratuarlarının 1996 yılından beri Japonyadan ABD ye kadar birçok ülkede temsilcilikleri aracılığı ile dağıtımını yaptığı başarılı, pratik ve ekonomik bir yöntem.

BabyChoice yöntemi 15 yılı aşkın bir bilimsel çalışmanın ürünü. Bilimsel incelemeler sırasında yapılan denemelerden yüzde 98,7 oranında olumlu sonuç alınmış. Metot halka açıldıktan sonra yüzde 90 oranında başarı görülmüş. Dünya çapında yılda 2000 e yakın aile yöntemden yararlanıyor. Üstelik herhangi bir tıbbi müdahale söz konusu değil aileler kendileri uygulayabiliyor.

Bu yöntemin ülkemizde temsilciliği bulunuyor. Başvuru için öncelikle bir form dolduruyorsunuz ve 395USD lik ödemenizi Türkiye temsilcisi 21. Yüzyıl Ürünleri Ltd. Şti ne yapıyorsunuz. Formunuz İsviçre ye iletiliyor ve burada yalnız size özel cinsiyet seçimli bir takvim hazırlanıyor. Bir yıllık bu takvimde istediğiniz cinsiyetten bebeğe hamile kalabileceğiniz ortalama 70 özel gününüz işaretli oluyor.

Bundan sonra yapmanız gereken, işaretli günlerden birinde hamile kalmak. İşin diğer bir güzel yanı tüm dünyada %100 para iade garantisi olması. Şirket bunu, metodun başarı oranını tam olarak takip edebilmek için sağlıyor. Dünya genelinde %90 larda olan başarı oranı ülkemizde %96.7 olarak gerçekleşmiş. Bu durum ailelerimizin uygulamada daha dikkatli olmasından kaynaklanıyor olabilir.

Daha fazla bilgi bilimsel temelleri ve sipariş için : www.babychoice-tr.com (Türkçe site)
Başarı oranı :YÜKSEK
Bilimsel Yanı :YÜKSEK
Pratiklik :YÜKSEK
Maliyet:YÜKSEK
Sağlıklı :YÜKSEK

Firmaya kolay e-mail yollamak için tıklayın


2. Microsort Orta başarı yüzdesi, bilimsel ve pratik değil

Lazer ışınları ve komplike DNA formülleri kullanarak sperm ayrıştıran bir cihaz düşünün. ABD deki Genetic and IVF Enstitüsünün geliştirdiği bu yöntem kız bebek olmasını sağlayan X kromozomu taşıyan spermlerle erkek bebek olmasını sağlayan Y kromozomu taşıyanları birbirinden ayırıp elde edilen ayrılmış spermleri suni döllenme yöntemi ile anne adayına yerleştirerek gerçekleştiriliyor. Ayrıştırma işlemi çok zor olduğu için kız bebek için ayrıştırma oranı %88 ve şu ana kadar kız isteyen 325 aileden 295 inin dileği gerçekleşmiş. Erkekte ise oran daha düşük. Ayrıştırma oranı %73 ve erkek isteyen 51 aileden 39 unun dileği gerçekleşebilmiş. Gebelik oranları ise uygulama başına hayli düşük uygulama başına %16,6 gebelik sağlanabilmiş. 1452 uygulamada 242 gebelik elde edilmiş.

DNA lar ile böyle oynanmasının tam etkileri bilinmediği için risk faktörü taşıyor. Ülkemizde uygulanmıyor sadece ABD de. Toplam maliyeti gebelik için uğraşılmasıyla doğru orantılı olarak değişiyor. Ortalama 8,000 USD civarı. Genetik hastalıkları olanlar için tavsiye ediliyor.

Daha çok bilgi için www.microsort.com


Başarı oranı :ORTA
Bilimsel Yanı:YÜKSEK
Pratiklik :DÜŞÜK
Maliyet :YÜKSEK
Sağlıklı:DÜŞÜK

3. Shettles Metodu Başarı yüzdesi belirsiz ancak bedava ve pratik

Landrum Shettles adlı bir doktorun 2 yıl kadar önce ortaya attığı bir savın denemesi basit ve ücretsiz olması nedeniyle halk arasında kabul görmesi sonucu metotlar arasında geçiyor. Dayandığı nokta X kromozomu taşıyan spermlerin Y kromozomu taşıyanlara göre daha yavaş yüzmesi ve daha dayanıklı olması. Yumurtlama dönemindeki yapılacak bir zamanlama ile seçmeye çalışılan cinsiyetteki spermlere avantaj sağlamaya çalışıyorsunuz.

Buna göre erkek çocuk için yumurtlamaya en yakın zamanda cinsel birleşme yapılmalı. Böylece hızlı Y kromozomu taşıyan spermler yumurtaya çabuk ulaşabilir. Kız çocuk içinse yumurtlamadan 3 ila 5 gün önce cinsel birleşme yapılıyor ve sonra bir daha yapılmıyor. Böylece Y kromozomu taşıyan spermler ölüyor ve geriye X kromozomu taşıyan daha dayanıklı spermler kalıyor.

Bu yöntemle ilgili olarak yapılan çok az sayıda bilimsel araştırma doğruluğunu kanıtlayamamış. Hatta 90 ların başında bir Japon bilim adamları grubu iddia edilenin tersinin %60 oranında daha doğru olduğu sonucuna varmış. Yani hiçbir şekilde güvenilir değil. Ancak cinsiyet seçimi sizin için o kadar da önemli değilse denemesi bedava!
Başarı oranı :DÜŞÜK
Bilimsel Yanı:DÜŞÜK
Pratiklik:YÜKSEK
Maliyet :YÜKSEK
Sağlıklı :YÜKSEK


4. Whelan Metodu: Başarı yüzdesi belirsiz ancak bedava ve pratik

Whelan, Shettles ın tam tersini söylüyor yani Shettles ın kız bebek için söylediklerini Whelan erkek bebek için erkek bebek için söylediklerini kız bebek için söylüyor.

Metotla ilgili olarak yapılan bir bilimsel araştırma yok ancak Whelan metodunun erkek bebekte %68, kız bebekte %56 oranında geçerli olduğunu söylüyor.
Başarı oranı:DÜŞÜK
Bilimsel Yanı :DÜŞÜK
Pratiklik :YÜKSEK
Maliyet :YÜKSEK
Sağlıklı :YÜKSEK

5. Diyet Metodu Başarı yüzdesi belirsiz, sağlıksız ancak düşük maliyetli

Doktor Joseph Stolkovski anne adayının yiyip içtiklerinin bebeğin cinsiyetine etki ettiğini söylüyor. Yaptığı çalışmaya göre gebelikten en az 6 hafta önce başlanacak potasyum ve sodyum içeriği zengin besin (et, balık, sebze, çikolata, tuz gibi) diyeti erkek çocuk ihtimalini artırıyor.

Aynı şekilde kalsiyum ve magnezyum içeriği zengin olan besinler (süt, peynir, tuzsuz fındık fıstık, fasulye, tahıllar) ile yapılacak diyet kız çocuk olma olasılığını artırıyor.

Bilimsel açıklaması iyonik faktör denilen fenomen. Bu besinler vücudun elektrik yükünü yapılan diyete göre+ veya - yönünde etkiliyor ve X veya Y kromozomu taşıyan spermler de farklı elektrikler yüklü olduğu için örneğin X kromozomu taşıyan spermler itilirken Y kromozomu taşıyanlar çekiliyor yumurtaya.

Aslında minimum 6 haftalık bir diyet bile bir anne adayı için çok sağlıksız ve hem bebek hem de anne adayı için riskli. Gebeliğin kaç ayda gerçekleşeceği belli olmadığı için diyet uzadıkça uzayabilir. Vücutta kalsiyum eksikliği olan bir anne adayının erkek bebeğe hamile kalsa bile bu bebeğin oluşturması gereken kemik yapısını destekleyememe durumu var. Kız bebek içinse benzer başka riskler söz konusu.

Aslında yöntemin teorisi yukarıda söz ettiğimiz Babychoice un teorisini destekliyor. BabyChoice un söylediği şey ise bu seçimi yumurtanın zaten bazı özel günlerde doğal olarak elektriklenerek yaptığı.
Başarı oranı:DÜŞÜK
Bilimsel Yanı:DÜŞÜK
Pratiklik:YÜKSEK
Maliyet:DÜŞÜK
Sağlıklı :YÜKSEK

6. PDG Metodu Başarı yüzdesi %100, ancak çok pahalı

Son zamanlarda geliştirilen Preimplantation Genetic Diagnosis yöntemiyle rahimde gelişmekte olan embriyonun buradan çıkartılıp bir hücresinin alınarak incelendikten sonra genetik probleminin olup olmadığı anlaşılabiliyor.

İşte bu sırada cinsiyeti de anlaşılabiliyor ve istenen cinsiyetteyse rahme geri döndürülüyor ve değilse donduruluyor veya çocuğu olmayan bir çifte veriliyor veya ölmeye terk edilebiliyor.

İnsani olmayan yönü nedeniyle birçok sağlık kuruluşunda yöntemin cinsiyetle ilgili kısmı uygulanmıyor. Birçok ülkede zaten yasal değil. Çok pahalı olabiliyor ve rahme geri yerleştirilme işleminin belli bir riski var.
Başarı oranı:YÜKSEK
Bilimsel Yanı:YÜKSEK
Pratiklik :DÜŞÜK
Maliyet:YÜKSEK
Sağlıklı:YÜKSEK




YARDIMCI OLMASI AÇISINDAN BEBEK İSİMLERİ??

ERKEK bebekler için:


İSİM AÇIKLAMA
ADAL (Tür.) Ün kazanmak.
ADİN (Ar.) Cennet.
ACLAN (Ar.) 1-Hızlı,telaşlı.2-Büyüklen-me
, güçlenmek.
ACUN (Ar.) Varlık, dünya , kainat.
AFFAN (Ar.) Kötü şeylerden kaçınan
kötülüklerden uzaklaşan.
AGER (Tür.) Doğru ve temiz kimse.
AGRA (Ar.) Çok sevimli, yakışıklı.
AHFA (Ar.) Kalp,ruh,sır.
AKBAY (Tür.) Varlıklı,temiz,
saygıdeğer kimse.
AKEL (Tür.) 1-Doğru,dürüst işler
yapan kimse.2-Dürüst,güvenilir er kek.
ALAZ (Ar.) 1-Alev,yalaz,ateş dili 2-
Dalga dalga,yol,yol,yer,yer
ARCA (Fars.) 1-Çam ağacı.2-Tahta kutu
veya sandık.
ARIÇ (Tür.) Barış, asayiş.
ARSAL (Tür.) Namuslu,temiz huylu.
AYZER (t.a.i.) 1-Altın renginde olan
2-Ay’ın altın renginde olduğu zaman.
BAHA (Ar.) 1-Alışma,dadanma.2-Zarif-lik,
güzellik.3-Parıltı.
BARIM (Tür.) Servet, zenginlik, varlık.
BEHNAN (Ar.) Daima gülen,güler yüzlü,
güleç.
BERA (Ar.) 1-Fazilet.2-Seçkin olma. 3-
Olgunluk.
BERTER (Fars.) Üstün,yüksek , değerli
BOYLAN (Tür.) Kibirli, gururlu.
BÖKE (Tür.) 1-Kahraman,güçlü kimse.
2-Önder,başkan.3- Kaba-dayı.4- Güreşçi,pehlivan.
BULAK (Tür.) Kaynak,çeşme,pınar.
BÜRKAN (Ar.) Yanardağ, volkan.
CABGU (Ar.) 1-Efendi, bey.2-İleri
gelen, saygın kimse.
CANBEK (Tür.) Kuvvetli kişilik.
CUDİ (Ar.) 1-Cömert,eliaçık
2-İyilik se verlik. 3-Dicle nehri kıyısında bir dağ.
ÇAĞAN (Tür.) Bayram, şenlik.
ÇAĞRI (Tür.) 1-Çakır gözlü.2-Mavi
hare-li göz.
ÇELEN ( Tür.) 1-Yakışıklı,delikanlı.
2- Te pelerin kar tutmayan kuytu yeri.3-Açıkgöz
becerikli kurnaz.4-Evlerin dışında bulunan saçak.
ÇOĞAŞ (Tür.) Güneş.
DALAYER (Tür.) Deniz adamı.
DELFİN ( Yun.) Yunus balığı.
DERYAB (Fars.) Akıllı, anlayışlı.
DİLGE (Tür.) Güzel konuşan, iyi
konu-şan.
EBHER (Ar.) Çok parlak.
ECER (Tür.) Yeni ,güzel,iyi.
ECMEL (Ar.) En yakışıklı.
EDGÜ (Tür.) İyi.
EKE (Tür.) 1-Bilgili, deneyimli.2-
Açık-göz,kurnaz.3-Bilmiş çocuk. 4-Dahi.
ERKİN (Tür.) Hür,serbest.
EŞİR (Ar.) Çok sevinçli.
EVCAN (Tür.) Evcimen, evde uğraşan, e-
vine bağlı.
EZHAN (Ar.) İnsanda akıl, zeka , fikir
kavrayışlar.
FELİN (Ar.) Mantar.
FERAĞ (Fars.) Serin rüzgar.
FEREC (Ar.) Gam, tasa,sıkıntıdan
kur-tulma.
FİRAS (Ar.) 1-Yiğit, mert.2-Binici,at
ye-tiştirici.
FURKAN (Ar.) Doğruyu yanlıştan
ayırma.
GAZAL (Ar.) 1-Ceylan.2-Geyik .3-İri
göz
GEVAN (Fars.) Yiğitler,kahramanlar.
GİLMAN (Ar.) 1-Tüyü çıkmamış
gençler. 2-Esirler,köleler.3-Cennet te hizmet gören
erkekler.
HALAS ( Ar.) Kurtulma , kurtuluş.
HANNAN (Ar.) Çok acıyan, çok merha-
metli,şefkatli. Allahın isim- lerindendir.
HASBEK (Tür.) İyi, saf, dürüst.
HASEN (Ar.) 1-Güzel,süslü.2-Güzel
iş-ler,hayırlar.
ILDIR (Tür.) 1-Işık ,parıltı,
parlayış.2-A-lacakaranlık
ILGAR (Tür.) 1-Hızlı,acele çok
çabuk.2- Verilen söz.3-Öfke,nefret. 4-Havanın açık
olması.
IRIZ (Tür.) Yiğit, kahraman.
İLTAN (Tür.) Ülkesini tanıyan ve seven.
İSMAH (Ar) 1-İteatli,mülayim.2-Cömert
kılma.
İZZİ (Ar.) Dayanıklı, sabırlı
kimse.
JERFİ
(Fars.) Derin deniz.
JEYN (Fars.) Kükremiş, kızgın,
coşmuş.
JİYAN (Fars.) (Bkz. Jeyn).
KAMBAY (Tür.) Doktor,hekim,tabip.
KARTAY (Tür.) Pir, yaşlı.
KEZER (Fars.) Kahraman.
KIRAY (Tür.) 1-Delikanlı
genç.2-Eşkiya, yol kesen.3- Ürün verme- yen arazi.
KOYAŞ (Tür.) Güneş.
KURAY (Tür.) Ay gibi ,aya benzer.
KURMAN (Tür.) Nitelikli kimse, yüksek
aşamalı.
KUTUN (Tür.) Kutsal kutlu.
LAÇİN (Tür.) 1-Bir cins
şahin.2-Şiddetli. 3-Yalçın,sarp.
LAHİB (Ar.) Açık yol.
LAMİ (Ar.) Parlayan, parlak.
LASİF (Ar.) Parlayıcı, parlayan.
LEBİB (Ar.) Zeki , akıllı.
LİVA (Ar.) 1-Bayrak.2-Tugay.3 Tuğ –
general
MAHSER ( Ar.) Tabiat,huy.
MAHSUN (Ar.) Güçlü, kuvvetli.
MENNAN (Ar.) Verici,ihsanı bol,Allahın
I-simlerindendir.
MİRAN (Fars.) Beyler.
MUKMİR (Ar.) Mehtaplı , ayışıklı.
MUNGAR (Tür.) Cömert eliaçık.
MUTİ (Ar.) 1-Baş eğen, veren,itaat
eden .2-Rahat uslu.
MUTLAY (Tür.) Sevinçli ay,mutlu.
NACİL (Ar.) Soyu sopu temiz olan kişi.
NAKİ (Ar.) 1-Temiz pak.2-Çok ince,
çok temiz, çok güzel, zarif.
NATIK (Ar.) 1-Düşünen.2- Bildiren,bil
-rici.3- Söyleyen ,konuşan.
NEBA (Ar.) Haber.
NEVAZ (Fars.) Okşayan ,okşayıcı.
NUŞAT (Fars.) İçkiden sarhoş
olmuş,mest olmuş.
ODHAN
(Tür.) Hareketli,atak, canlı
lider.
ONGAR ( Tür.) Kurtuluş
ONGAY (Tür.) Kolay.
ONUK (Tür.) Aziz , sevgili,
OSKAN (Tür.) Akıllı, zeki.
OSKAY (Tür.) Mutlu, neşeli.
OZGAN (Tür.) Öne geçen, kazanan,
başarılı.
ÖGER (Tür.) Bilgili,akıllı kimse.
ÖKER (Tür.) Akıllı, zeki kişi.
ÖNGEL (Tür.) Ağır başlı.
ÖZKER (Tür.) Temiz, sağlam yürekli er.
PERKER (Tür.) Güçlü kimse.
PEYMAN (Fars.) And, yemin.
PİRUZ (Fars.) Uğurlu ,hayırlı, kutlu.
PÜSER (Fars.) Oğul,erkek çocuk.
RAHİ (Ar.) Huzurlu,rahat eden.
RASTAN (Ar.) Doğru olanlar
RASTİ (Fars.) Gerçeklik,doğruluk.
REBİ (Ar.) İlkyaz,İlkbahar.
REŞİK (Ar.) Yakışıklı,uzunboylu.
RUZİ (Fars.) 1-Kısmet,nasip,hak.2-Gün
düzle ilgili.
RÜSTİ (Fars.) Kuvvet,üstün, yiğit.
SABA (Ar.) 1-Gündoğusundan esen hafif
rüzgar.2-Türk müziği- nin en eski makamların- dan.
SADAK (Tür.) 1-Sabah yeli,2-Ok koyma-ya
yarayan meşin torba.
SAĞIT (Tür.) Silah.
SAKMAN (Tür.) 1-Akıllı uyanık
kimse.2-Sessiz sakin uysal kimse.
SALMAN (Tür.) Başıboş,serbest, özgür.
SAVER (Tür.) Güçlü, sağlam erkek.
SEHA (Ar.) Cömertlik,kerem
eliaçıklık.
SERMA (Fars.) Soğuk kış.
SEHRAN (Ar.) Geceleri uyanık duran.
SÜER (Tür.) Yiğit asker.
SÜLVAN (Ar.) İçaçıcı ilaç,yüreğe
ferahlık veren ruh.
ŞAKAR (Tür.) Cesur,yiğit.
ŞATİ (Ar.) Kenar, kıyı.
ŞEBAB (Ar.) Gençlik, tazelik.
ŞEBHAN (Fars.) Gece öten bülbül.
ŞEBİB (Ar.) Gece öten bülbül.
ŞECİ (Ar.) Yürekli,cesur, yiğit.
ŞİDE (Fars.) Işıklı, parlayan.
ŞÜCA (Ar.) 1-Cesaretli,cesur.2-Aslan ve
yengeç arasındaki yıl dız kümesi.
TALAZ (Tür.) Fırtına, kasırga.
TARDU (Tür.) Hediye, armağan.
TECEN (Tür.) Gururlu ,onurlu.
TEMİM (Ar.) Nazar boncuğu.
TORCAN (Tür.) Utangaç, çekinen,
TORHAN (Tür.) Gururlu hükümdar.
TOZUN (Tür.) Asil soylu.
TÜVAN (Fars.) Kuvvet,güç.
UĞUZ
(Tür.) 1-Mübarek kutsal
ay.2-Temiz, saf.
UMA (Tür.) 1-Armağan, hediye.2 - Mi
safir konuk.
UMAR (Tür.) Çıkar yol,çare.
UNGAN (Tür.) 1-Mutlu,onmuş
kişi.2-Yiğit yürekli kişi.
URAZ (Tür.) Talih, şans, kısmet.
URUZ (Tür.) Amaç, gaye, hedef.
USER (Tür.) Akıllı kişi.
UYGAN (Tür.) Uyan, uyumlu.
UZMA (Ar.) Büyük,en büyük, yüce.
ÜLGEN (Tür.) 1-Ulu,
yüksek,yüce.2-İyilik tanrısına verilen ad.
ÜLMEN (Tür.) Deniz adamı,denizci.
ÜNEK (Tür.) 1-Yiğit, kahraman.2-Ün,
şöhret,tanınmış.
VABİL (Ar.) İri damlalı yağmur.
VAFE (Fars.) Kısmet, nasip.
VAMIK (Ar.) Aşık olan, seven.
VAZAH (Ar.) Beyaz, ak yüzlü adam.
VEMİZ (Ar.) Bulut arasından görünen
ışık
VESİM (Ar.) Güzel yüzlü.
YABAR (Tür.) Mis koku,güzel koku.
YAĞIN (Tür.) 1-Yiğit2-Sırt, arka,3-Yağ
-mur.
YAKZAN (Ar.) Açıkgöz,uyanık.
YALGIN (Tür.) 1-Alev,ateş.2-Serap,ılgın.
YAZGAN (Tür.) Süsleyici,sürekli yazı
ya- zan yazar.
YEKRU (Fars.) 1-İki yüzlü olmayan.2-
Güvenilir dost.
YIBAR (Tür.) Güzel koku, misk.
YURA (Tür.) Dağ sırtı.
YUŞA (Tür.) Peygamber olduğu rivayet
edilir.
ZADE (Fars.) 1-Oğul, evlat.2-Doğru
dü-rüst adam.
ZAĞNOS (Tür.) Bir tür kuş.
ZERKA ( Ar.) 1-Gökyüzü.2-Mavi.3-Gök
mavisi.
ZİBA (Ar.) 1-Süslü.


KIZ BEBEK İSİMLERİ:

ABŞAR (Ar.) Şelale
ACUNBİKE (Tür.) Dünya güzeli
AHLA (Ar.) Pek şirin,çok tatlı.
AHTER (Fars.) Yıldız.
AKAY (Tür.) Işıklı ay,parıltılı
ay.
AKMAR (Ar.) Aylar, yıldızlar.
AKMER (Ar.) Ay gibi beyaz yüzlü.
ALANGOYA (Moğ.) 1-Altın geyik 2-Ünlü
Moğol destanının kutsal sayılan kadın kahramanı.
AZZE (AR.) 1-Dişi ceylan yavrusu
2-Şerefli, yüce.
BALCA (Tür.) Bala benzer,baldan bir
parça.
BALIN (Tür.) Sevgili, yar.
BEGİM (Tür.) 1-Hanım 2-Timur
oğullarından gelen bir prenses.
BEGÜM (Fars.) Prenses,kadın hükümdar.
BEREN (Tür.) Koyun yavrusu,kuzu.
BİKE (Tür.) Eşsiz benzeri olmayan.
BÜRGE (Tür.) Biryerde duramayan,canlı
taşkın kimse.
BÜŞRA (Ar.) Müjde, sevinçli haber.
BÜTE (Tür.) Fidan.
CANSET (Tür.) Küçük kraliçe, prenses.
CEREN (Tür.) Halk ağzında ceylan
anlamına gelir.
CEYDA (Ar.) Uzun boyunlu, güzel.
ÇEMAN (Fars.) 1-Salına salına
yürüyen.2-Nazlı sevgili.
ÇINAY (Fars.) Ayın en parlak zamanı.
ÇIRAY (Tür.) Güzel yüz ve çehre.
DALAY (Tür.) Deniz.
DİLGE (Tür.) Güzel konuşan,ağzından
bal akan ,tatlı sohbetli kimse.
DÜRRE (Ar.) İnci tanesi.
EKİN
(Tür.) 1-Kültür.2-Ekilmiş
tahılın sürülmüşü.
ELHAN (Ar.) Ezgiler , nağmeler.
ERÇİ (Fars.) Erini erkeğini,eşiğini
çok seven kadın, sadık ve iffetli kadın.
ERGE (Tür.) Şımarık,nazlı.
ERMA (Tür.) Çok güzel,cilveli.
EVRA (Fars.) Hisar.
EZFER (Ar.) Güzel kokulu.
EZGİ (Tür.) 1-Beste . 2- Makamla
söylenen manzum söz.
EZRAK (Ar.) Mavi gözlü.
FAİZA (Ar.) Muradına eren, başarıya
ulaşan.
FERZAN (Fars.) İlim ve hikmet.
FEYHA (Ar.) Büyük ,geniş,engin.
FİDAN (Yun.) 1-Yeni yetişen küçük
ağaç 2-İnce, uzun ,güzel.
GABRA (Ar.) Yer,yeryüzü, arz.
GAZALE (Ar.) Dişi geyik.
GERMA (Fars.) Sıcak yaz.
GÖZEN (Tür.) Alageyik.
GÜLRU (Fars.) Gülyüzlü.
HAZAL (Ar.) Kuruyup dökülen ağaç
yaprakları.
HAZAN (Fars.) Güz,sonbahar.
HUNDE (Ar.) Sükun, sessizlik.
IŞKIN (Tür.) Bitki sürgünü,asma
filizi.
ITIR (Tür.) 1-Güzel hoş
kokulu.2-Sardunyagillerden,yaprakları güzel kokan
bitki.
İBRİN (Ar.) Güzel olan sevgili.
İCLAL (Tür.) 1-Büyültme, ikram, saygı
2-Kudret,büyüklük.
İDİL (Yun.) 1-Şairane ve küçük resim
2-İçten ve saf aşk.3- Kır ve aşkı anlatan şiir.
İLEY (Fars.) 1-Karşı taraf,yan.2-Huzur.
İMGE (Tür.) 1-Gerçekleşmesi olanak-
sız ya da güç olan düş,hayal.2-Sinirlerin mer-
kezcil uyarımı olmaksızın zihinde kendiliğinden
canlanan duyumsal biçim.
İREN (Ar.) Özgür,hür,serbest.
İYEM (Tür.) Güzellik.
İZGÜ (Tür.) İyi, adaletli, akıllı.
JENGAR
(Tür.) 1-Göktaşı.2-Deniz yeşili
renk 3-Bakır pası.
JÜLİDE (Fars.) 1-Karışık,dağınık.2-Derin-lik
.
KAME (Fars.) İstek, Arzu.
KARDELEN (Tür.) 1-Nergisgillerden baharda
çok erken açan soğanlı bir bitki.2-Çiğdem.
KARMEN (Fars.) Parlak kırmızı renkli.
KAYRA (Fars.) 1-Büyük bir kimseden gelen
iyilik.2-İhsan , atıfet.
KAYTUS (Ar.) Bir yıldız kümesi.
KINAY (Tür.) Faal, çok
çalışkan,hare-ketli.
LEYAL (Ar.) Geceler.
LEYS (Ar.) 1-Yokluk, Fakirlik.2-Arslan
haydar.

LULUBAR (Ar.) İnci yağmuru.
MEDAR (Ar.) 1-Sağlam
,dayanıklı.2-Dönence.
MELDA (Ar.) Genç körpe ve nazik.
MENGÜ (Tür.) Ölümsüz, ebedi.
MERSA (Ar.) Liman.
MEVA (Ar.) Sığınılacak yer,yurt,
mes-ken.
MİNA (Ar.) 1-Gökyüzü.2-İskele,liman
3-Camın
ana maddesi

NALE (Fars.) İnleme,inilti.
NARDAN (Fars.) 1-Nar taneleri 2-Gözyaşı
damlaları.
NAZ (Fars.) Kendini beğendirmek için
yapılan cilve,işve.
NAZRA (Ar.) Bir tek bakış.
NEMİR (Ar.) Tatlı su.
NEHAR (Ar.) Gündüz.
NEVA (Fars.) 1-Ses,name,sada,ahenk
2-Zenginlik,refah.3-Doğu müziğinde makam.
NÜVİD (Fars.) 1-Hayırlı haber.2-müjde.
OMAÇ
(Tür.) Amaç, gaye, hedef.
ONGAY (Tür.) Kolay.
ONGU (Tür.) 1-Mutluluk,sağlık.2-Geliş-mişlik,bayındırlık.

OSKAY (Tür.) Mutlu, neşeli.
OYTUN (Tür.) 1-Mübarek,kutsal.2-Beğe-nilen,
hoşlanılan, güzel yer.3-Alçak yer, ova.
ÖGE (Tür.) 1-Çok akıllı.2-Yaşlı
kimse.3-Bir ulusun büyüğü ileri
geleni.4-Hekim.5-şöhret ,ün.
ÖNEN (Tür.) Adalet, hak.
ÖZDEL (Tür.) Armağan ,hediye.
ÖZGEN (Tür.) Sakin,rahat kimse,özü
geniş, gamsız.
ÖZGER (Tür.) Güzel, iyi kimse.
ÖZGÜN (Tür.) 1-Nitelikleri bakımından
benzerlerin farklı olan 2-yalnız kendine özgü olan.
ÖZİL (Tür.) Gerçek ülke.
ÖZKE (Tür.) Sağlıklı,Sağlam,temiz
yü- rekli.
PERİRU (Fars.) Çok güzel,peri yüzlü.
PERMUN (Fars.) Süs, bezek.
PERRAN (Fars.) Uçucu,uçan.
PEYDA (Fars.) 1-Açıkta,meydanda,2-Ha-
zır, mevcut.
PEYMA (Fars.) Ölçücü,ölçen.
PİNHAN (Fars.) Gizli, saklı.
RASTBİN (Fars.) Herşeyin doğrusunu gören
RAVZA (Fars.) Çimeni, ağacı bol olan
yer bahçe.
RESA (Fars.) Erişen,ulaşan,yetişen.
REYYA (Ar.) Güzel koku.
RİVA (Ar.) Suya kanmışlar.
RUHAN (Fars.) Güzel kokulu, güzel kokan.
SADA (Ar.) Yankı, ses.
SAHRA (Ar.) Ova, çöl, kır.
SANAÇ (Ar.) Dağarcık.
SARA (İbr.) 1-Prenses.(Fars.)2-Hz.
İb-rahimin annesi.3-Katıksız halis ,saf.
SARRA (Ar.) Sevinçli, sevindirici.
SAYE (Fars.) 1-Koruma, sahip
çıkma,2-Yardım.3-Koruyan.
SEMEN (Fars.) Yasemin.
SENA (Ar.) 1-Şimşek
parıltısı.2-Övgü ile ilgili.
SERPİN (Tür.) Yağmur.
SERRA (Ar.) Kolaylık, genişlik.
SİVA (Ar.) Başka, ayrı, gayrı.
ŞEYBA (Ar.) 1-Beyaz saçlı kadın
2-A-yın son gecesi.3-Gelinin gerdek gecesi.
ŞEYDA ( Ar.) Aşktan dolayı aklını
kaybetmiş, çılgın.
ŞİHBAN (Ar.) 1-Akan yıldızlar 2-
Kıvıl-cımlar.
TABDAN (Fars.) Parlak,ışıklı.
TONGUZ (Fars.) Deniz, Umman.
TOPAY (Tür.) Dolunay.
TÖZEM (Tür.) Hatun kişinin içindeki
öz,ruhi bünye, cevher ve asli varlığı.
TULCA (Tür.) Tüllü,silüet şeklinde,
ha-yal gibi güzel kadın veya güzel kız.
TURRA (Tür.) Kıvırcık saç lülesi.
TUYUĞ (Tür.) Şarkı ,şiir, türkü.
TÜZÜN (Tür.) Sakin, yumuşak, asil soylu.
UĞAN
(Tür.) Yüce,yüksek.
UHRA (Ar.) Diğer, başka, yabancı.
ULYA (Tür.) En yüce.
URAN (Tür.) Becerikli, usta, hünerli.
UTKU (Tür.) Mutlu son ,zafer.
ÜNSA (Ar.) Kız, kadın.
ÜRMEGÜL (Tür.) Sarmaşık.
VAHA (Ar.) Çöllerin su bulunanan
ke-simlerinde bulunan bitkili yer.
VALA (Fars.) Yüce, yüksek.
VAMIKA (Ar.) Aşık, seven.
VERA (Ar.) 1-Alem, kainat.2-Haram ve
günahtan kaçınmak için şüpheli şeylerden uzak
durma.
VUSKA (Ar.) Çok kuvvetli, güçlü.
YADE (Fars.) Hatıra, anı.
YAZGI (Tür.) Bütün olayları önceden
değişmeyecek şekilde dü-zenlendiğine inanılan doğa
üstü güç, alınyazısı.
YELCAN (Tür.) Rüzgar gibi hızlı.
YENBU (Ar.) Çeşme ,kaynak,pınar.
ZEHRE (Ar.) Çiçek.
ZENAN (Fars.) Kadınlar.
ZERTAR (Fars.) 1-Güneş
ışığı.2-Altın tel.
ZEYYAL (Ar.) Uzun etkili.
ZİBA (Fars.) 1-Güzel süslü
olan.2-Yakışıklı.
ZÜMRA (Ar.) 1-İyi ahlaklı,
güzel.2-Yürekli,cesur, korkusuz 3-Bilgili , zeki
kadın.

SAYFA BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ...

elvis_with_parachute.gif

sorulariniz@drilkergunyeli.com
ozelsorulariniz@drilkergunyeli.com
onerileriniz@drilkergunyeli.com
ilkergunyeli@hotmail.com,
drilkergunyeli@gmail.com
ilkergunyeli@yahoo.com
drilkergunyeli@yahoo.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın