|
DOĞUM YAPMAYA GİDERKEN?(DOĞUM ÇANTASI HAZIRLAMA)
Bir anne adayının hastane çantasında olması gerekenler aşagıda sıralanmıştır. Ancak çantanızı hazırlarken dogum yapacagınız mevsime çok önem vermeli ona göre giysi koymalısınız. Ayrıca doğum yapacagınız hastane ile görüsmeli sizin ve bebeginiz için temin edecekleri seyleri ögrenmelisiniz. Böylece çantanızı gereksiz, kullanmayacağınızz esyalarla doldurmus olmazsınız.
Bebek için
2 tane bady (Mevsime göre kisa veya uzun kollu)
2 tane tulum
2 tane çorap
2 tane agiz mendili
2 tane pijama alti
2 tane sapka ve eldiven
2 takim kiyafet (zibin takimi, pijama takimi ,patigi,basligi vs)
Yelek ve hirka
Battaniye
3-4 tane bebek bezi
Araba koltugu/ana kucagi veya portbebe
Havlu
2 tane önlük
2 tane yelek
2 adet Patik
Göbek Bagii
Saç Fırçası
Burun Temizleme Aspiratörü
Biberon
Anne için
2 adet gecelik
1 adet pijama
1 adet sabahlik Alti kaymayan terlik
2 adet çorap
3-4 adet kilot
1-2 adet atlet
2 adet emzirme sütyeni
Hirka ya da sal
Koyu renk havlu
Hijyenik Ped
Gögüs Pedi
Gögüs Kalkani
Gögüs ucu için krem
Gögüs pompasi
Tarak
Dis Macunu-Dis firçasi
Sampuan
Sabun
Toka, Parfüm, makyaj malzemeleri
Kulak Pamugu
Kagit,kalem
Genel Gerekli Malzemeler
Fotograf Makinesi veya kamera
Telefonlar ve sarj aletleri
Yedek piller
Kolonya, islak Mendil
Kagit Havlu
Kitap, dergi v.s.
Çikolata
DOĞUM SONRASI EGZERSİZ VE KİLO VERME REHBERİ?
Kadınların yaşamları boyunca yakasını bırakmayan fazla kilolar: özellikle de doğum sonrasında problem yaratıyor.
Doğum sonrası fazla kilolarından kurtulmak isteyen annelere uzmanlar;düzenli ve etkin emzirmeyi ve özel egzersiz hareketleri öneriyor...
Hamilelik döneminde alınan ve doğum sonrasında da bir türlü verilemeyen fazla kilolar, birçok kadının ortak sorunu. Ancak hamilelik döneminde az az ve sık sık beslenen, düzenli yürüyüş yapan anneler bu sorunu daha hafif atlatıyor. Uzmanların doğum sonrasında şişmanlık sorununun ortaya çıkmaması için ilk önerisi, bebeklerin en az 6 ay emzirilmesinden ibaret. Ve tabi ki uygun egzersiz hareketleri. Hamilelik dönemi başlar başlamaz düzenli ve dengeli beslenme konusunda eksiklikleri bulunan annelere diyetisyen kontrolünde olmaları önerisini getiriliyor. Çünkü doğum sırasında alınan fazla kilolar, bebek doğduktan sonra verilemiyor ve vücuda yapışıp kalıyor. Özellikle de karın ve basen bölgesinde toplanan yağların yakılması uzun yıllar alıyor. Diyetisyen kontrolünde kilo verilip düzenli spor yapılsa da, sürecin uzaması birçok kadını mutsuz ediyor. İşte doğum sonrasında zayıflama maratonu koşmamak için annelere bebeklerini etkin emzirmeleri öneriliyor. Etkin emzirme bebeğin en az 6 ay süreyle anne sütüyle su bile verilmeden beslenmesinden ileri geliyor. Çünkü emzirme sırasında bir anne yaklaşık 500 kalori harcıyor, bu da yaklaşık 1 saat tenis oynama ya da bir saat boyunca aralıksız yüzmeyle harcanabilecek bir kalori oranı. Uzmanlar emziren annelerin sıkı diyet yapmamalarını öneriyor. Bu nedenle de günde en az 5-6 öğün yeyip 2200 kalori almaları gerekiyor.
Gebelik sonrasında fazla kilolarını atmakta zorlanan anneler, gebelik sırasında dengesiz, düzensiz ve yüksek kalorili bir beslenme rejimi uyguluyor. Bu nedenle de hamilelik dönemi sona erdikten sonra, annenin kilo vermesi ve forma girmesinde sorunlar yaşanıyor. Anne hamilelik döneminde 8-10 kilo alırsa doğum sonrasında daha kolay forma giriyor, ancak hamilelik döneminde 15-20 kilo alınırsa bu kilolar daha zor veriliyor. emziren annelerin yüksek kalori harcamaktan dolayı, emzirmeyenlere göre daha kolay ve hızlı kilo verdikleri belirtiliyor.
DİYETİSYEN KONTROLÜ
Annelerin hem hamilelik döneminde hem de sonrasında mutlaka diyetisyene gitmeleri gerekiyor.Annenin doğru beslenmesi hamilelik sırasında bebeğin beslenmesi için, sonrasında da bebeğin anne sütü alması için büyük önem taşıyor.
Hamilelerin dördüncü ve beşinci aydan sonra ayda 1-1,5 kilo almasının yeterli olup bazı gebeler günde iki öğün yeyip çok yüksek kalori alıyorlar. Genellikle akşam yemeğinde çok yiyorlar. Oysa öğün aralarını atlamayan, akşam yemeğini erken ve hafif yiyenler dengeli kilo alıyor. Bu dönemde az kilo alanların vücutlarında daha az çatlak oluşur. Bunların yanısıra ilk 4 ayda hiç kilo almayan bir gebenin son 5 ayda 10-15 kilo alması normal olarak nitelendiriliyor. Alınan kilo da hastanın boyuna, çalışma temposuna göre değişiyor. Çalışmayan anneler daha çok kilo alıyor.
BEBEK TAŞIMA
Hamilelik dönemi yaklaşık 280 gün sürüyor. Bu süre içinde kadınlarda fiziksel ve ruhsal değişiklikler meydana geliyor. Kas ve iskelet sisteminde meydana gelen değişiklikler sonucunda, karın duvarının gerildiğini ve gebenin ağırlık merkezinin kayarak duruşunun bozulduğunu belirtiliyor.Normalde hepimizin belinde bir kavis bulunur. Ancak gebelerde bu kavis, annenin ağırlığının artması nedeniyle öne doğru yer değiştirir ve beldeki yük artar. Yine gebelikte artan hormonlara paralel eklemlerde aşırı hareketlilik meydana gelir. Ayrıca taban kaslarında zayıflık, kilo artışı ve aşırı sıvı birikmesi oluşur. İşte bu sorunları önlemek için gebelik rehabilitasyonu yapmak gerekir.
ÖZEL EGZERSİZLER
Doğumdan sonra annelerin 1 yıl içinde ideal kilolarına dönmeyi hedef olarak belirlemeleri ve 6 ay içinde de fazla kilolarını vermeye çalışmaları öneriliyor. İlk birkaç hafta içinde 2-2.5 kg verilebilir. Ortalama kilo almış bir annenin vermesi gereken 6-10 kg fazlası oluyor. Egzersiz ve beslenme düzeninde yapacağınız değişikliklerle bu kilolardan kurtulabilirsiniz. Böylece günde 500 kalori azaltarak haftada 500 gr kaybetmeyi hedefleyebilirsiniz.
GEBELİK REHABİLİTASYONU
Duruş Bozukluğu Gideriliyor
Gebelikte vücut ağırlığı arttığından, vücut bu yeni duruma alışmakta zorlanıyor. Kişinin duruşu bozuluyor, meme ve karın bögesinde aşırı yağlanmalar ortaya çıkıyor. Ayrıca omuz kuşağında geriye eğilmeler meydana geliyor. Dizlerde geriye doğru gidiş oluşurken belin çukuru derinleşiyor. Gebelerde oluşan duruş bozukluğu'nun tedavisinde, gebenin kalçalar sıkılı, baş dik ve çene öne doğru, omuzlar hafifçe arkada, kollar yanda ve gevşek pozisyonda durmayı öğrenmesi gerekiyor. Bu duruş gebelerin yaşadığı sorunların çözümünde büyük katkı sağlıyor.
Doğru Yatış Teknikleri
Rehabilitasyon sırasında gebelere doğru yatış teknikleri öğretiliyor. Eğer gebe sırtüstü yatmak istiyorsa, sağ omuzunun altına 30 derecelik açıyla bir yastıkla destek yapılıyor. Ayrıca yan yatarken bacaklarının arasına yastık koyması öneriliyor. Gebeye karın güçlendirici egzersizler öneriliyor. Uterus büyüdükçe karın kasları devamlı uzatılmış pozisyonda kaldığı için sonraki dönemlerde kas gücünü artırmak zorlaşıyor. Bu nedenle erken dönemde bu egzersizlere başlanıyor.
Karın Kasları Güçlü Olmalı
Gebeler bu dönemde en çok bel ağrısı, sırt ağrısı, el bileklerinde sıkışma uyuşma, bacak krampı, varis ve göbek fıtığından şikayet ediyor. Bu nedenle de hastalara bel eğitimi verilerek bel ağrıları olduğunda hastanın en uygun pozisyonu alması sağlanıyor. Eğer gereklisye korse veriliyor, masaj yapılıyor. Medikal tedavi de uygulanabiliyor.
Fazla sıvı bilekleri yoruyor. Anne adaylarının vücutlarında sıvı birikmesi, el bileğinde ortaya çıkan sinir sıkışmasına neden oluyor. Hastaya gece sabitleştirici verilerek el bileklerinin hareketlerinin en aza inmesi sağlanıyor. El bileği egzersizleri yaptırılıyor. Sıkışan bölgeye buz konulması öneriliyor.
Bacak Krampı Zorluyor
Bu durumda fiziksel aktivitenin artırılması, magnezyum ve kalsiyum kullanılmasının faydalı olacağı söyleniyor. Anne adayına, ayak bileği pompalama egzersizi yaptırılıyor ve yürüyüş öneriliyor. Kramp olduğunda ani germe hareketleri yaptırılıyor. Eğer varisleri varsa elastik çorap önerilerek fazla ayakta durmaması hastaya hatırlatılıyor.
Sırt Ağrısı Yoruyor
Sırt bölgesinde kamburluk artacağından, karın içinin büyüyüp vücudun öne doğru eğilmesiyle annenin sırtı buna uyum sağlayamaz. Göğüsler de büyüyeceği için, annenin duruşu düzeltilip kalın askılı sütyen öneriliyor. Ayrıca gerek duyulduğunda korse de verilebiliyor.
Rahat kilo vermek için;
Bebeğini 6 ay boyunca düzenli emziren anne bir günde yaklaşık 500 kalori harcıyor. Bu da yaklaşık 1 saat tenis oynama ya da 1 saat aralıksız yüzmeyle harcanabilecek bir kalori oranı.
Uzmanlar, emziren annelerin sıkı diyet yapmamalarını öneriyor. Bu nedenle de günde en az 5-6 öğün yeyip 2200 kalori almak gerekiyor.
Doğum sonrasında, gebelik döneminde olduğu gibi, annelerin düşük kalorili diyet yapmaması öneriliyor.
Meme başı çatlakları
Bebeğin yanlış pozisyonda anne göğsünü emmesi durumunda meme başında zedelenme, çatlaklar oluşur. Bu çatlaklardan meme dokusuna bakteri geçişi sonucu meme iltihapları ve apseleri ortaya çıkabilir. Meme başı çatlakları oluştuğunda anne çok fazla acı duyduğu için bebeğini emzirmekte zorluk çeker. Zaten bebeğin memeyi iyi tutamaması sonucu göğüs uçlarında önce hassasiyet zaman içerisinde de çatlaklar oluşmaya başlamıştır. Göğüs ucu çatlakları meme başının çevresinde, meme ucunda enine çizgi halinde ya da aerolada oluşabilir. Etkin emzirmenin olmaması nedeni ile göğüslerde doluluk başlar, meme başındaki çatlaklardan meme dokusuna bakteri geçişi sonucu meme iltihapları ve apseleri ortaya çıkabilir. Bu durumda anne göğsünün tam olarak boşaltılması, kuru kalması ve hava ile temas etmesi kısa sürede iyileşme sağlanmasında önemlidir.
Önerilerim: meme başı çatlakları için bepanthene merhem, garmastan merhem gibi ürünler kullanmanız yararlı olacaktır. Her mezirmeden sonra sürüp, emzirmeden önce ıslak gazlı bezle siliniz.. Dr.İlker GÜNYELİ
|
|
DOĞUM SONRASI YASAL PROBLEMLER??
MADDE 74. Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir.
Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.
Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir.
Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.
İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra bir(1) yıla kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.Doğum sonrası nöbet tutmama süresi de 6 aydan 1 yıla çıkarılmıştır..
Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için 6 aya kadar günde toplam üç saat süt izni verilir.(2. 6 ay için 1,5 saat/ gün) Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kulllanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.
Ancak yasal hakkınız olan bu izni kullanabilmek için yapmanız gereken işlemler vardır. Bunlardan en önemlisi hamileliğinizin 32. haftasında doktorunuzdan alacağınız rapor ile bağlı olduğunuz SSK hastane ya da polikliniğine başvurarak raporu onaylatmanız ve çalıştığınız kurumdaki personel bölümüne iletmenizdir. Daha sonrak işlemler ile ilgili olarak personel biriminizden bilgi alabilirsiniz.
ÖNEMLİ NOT:
Hamile bayanlar hamileliklerinin kaçıncı haftasında olduklarını genelde doğru hesaplayamıyorlar. Bu nedenle doğum öncesi iznine ayrılmaları gereken zamanı da yanlış planlıyorlar. Bu konu ile ilgili bir kullanıcı yukarıda yazılan ifadelerin yeterince açık olmadığını belirtiyor. Oysa kanun bu konuda son derece net ve açık. Doğumdan 8 hafta önce izine ayrılınabilir diyor. Gebelik 40 hafta olduğuna göre 8 hafta öncesi 32. haftaya geliyor. Yani 32. haftanın dolmuş olması gerekli. Son adet tarihine göre 31 hafta 5 günlük gebeliği olan bir kadın 32. haftalık hamile değildir, 31 hafta 5 günlük hamiledir. Tüm yaş hesaplamalarında bitirilen yaş dikkate alınır. 31 hafta 5 günlük hamile bir kadının gününün dolmasına daha 8 hafta 2 gün vardır. Bu nedenle izine ayrılma hakkını elde edeceğiniz günü hesaplarken son derece basit bir yöntem uygulayabilirsiniz. Son adet tarihinize göre beklenilen doğum gününe kaç gün kaldığını sayın. Bunun kaç hafta ve kaç güne denk geldiğini hesaplayın.
DOĞUM SONRASI DÖNEM VE KONTRASEPSİYON
GEBELİĞİNİ TAMAMLAMIŞ YADA GEBELİĞİNİN SONUNA GELMİŞ BAYANLARDA ÖNEMLİ BİR SORUN VE MERAKTIR DOĞUMDAN SONRA NEYLE KORUNACAĞIZ? DÜŞÜNCESİ. BU AMAÇLA DOĞUM SONRASI LOHUSALARIN NEYLE VE NASIL KORUNMALARI GEREKTİĞİNİN BİLGİSİNİ VERMEYE ÇALIŞACAĞIM BU MAKALEDE...
ÖNCELİKLE BİLİNMESİ GEREKEN ŞUDUR Kİ; YENİ DOĞUM YAPMIŞ ANNELERİN POSTPARTUM İLK 6 HAFTASINA LOHUSALIK(/PUERPERİUM) ADI VERİLİR. HALK ARASINDA SÖYLENEN "LOHUSANIN BİR AYAĞI MEZARDADIR" TABİRİ ÇOK DA YANLIŞ SAYILMAZ ASLINDA. GERÇEKTEN GEBELİK BOYUNCA BÜTÜN REZERVLERİNİ, GÜCÜNÜ, KANINI, BESİN MADDELERİNİ, KALSİYUMUNU VS BEBEĞİ İÇİN HARCAMIŞTIR ANNE. BU NEDENLE HEM GEBELİK SIRASINDA HEM DE ERKEN POSTPARTUM DÖNEMDE ANNE; FİZİKSEL VE MENTAL OLARAK DESTEKLENMELİDİR. ZİRA DOĞUM SONRASI HÜZNÜ VE DEPRESYONU DENİLEN PSİKOLOJİK PROBLEMLER DE LOHUSAYI BEKLEYEN ÖNEMLİ SORUNLARDIR. ÇÜNKÜ BU BAĞLAMDA SAĞLIĞIN TANIMINI HATIRLARSAK: "KİŞİNİN YALNIZ BEDENEN DEĞİL RUHEN DE TAM İYİLİK HALİDİR" SAĞLIK...
BU NEDENLE ÖZELLİKLE EŞİ VE YAKIN ÇEVRESİ AÇISINDAN ÇOK ZOR GEÇMİŞ BİR GEBELİK SÜRECİ VE ZOR GEÇECEK BEBEK BÜYÜTME DÖNEMİ,UYKUSUZLUKLAR, ANEMİ DURUMLARINA BAĞLI HALSİZLİK ,YORGUNLUKLAR HEP ÜSTÜSTE EKLENECEKTİR. DESTEK İLERİ DERECEDE ÖNEM ARZEDECEKTİR BU DÖNEMDE.
LAKTASYON DÖNEMİNDE DİYETİSYENLER NORMALDEN ÇOK DAHA FAZLA KALORİ İLAVE ETMEKTEDİRLER LOHUSALARIN DİYETİNE. ÇÜNKÜ, ANNE KARNINDA İKEN, GÖBEK KORDONUNDAN ALINAN BESİNLER, ŞİMDİ DE SÜT YOLUYLA ANNEDEN ÇEKİLMEKTE VE ANNE ZAYIF DÜŞÜRÜLMEKTEDİR. DOLAYISIYLA REPLASMAN YANİ YERİNE KOYMA DA HAD SAFHADA OLMALIDIR.
KORUNMA YÖNTEMLERİNE GELİNCE; ERKEN POSTPARTUM DÖNEMDE "LÖŞİ" DENİLEN LOHUSA AKINTILARI, BİR SÜRE DEVAM EDER VE EŞ ZAMANLI OLARAK RAHİM KENDİSİNİ TOPLAMAYA VE ESKİ HALİNE GELMEYE ÇALIŞIR. LİTERATÜRDE POSTPARTUM İLK 1,5 AYDAN ÖNCE EMZİREN ANNELERDE GEBELİĞE RASTLANILMAMIŞTIR. ANCAK BU DÖNEMDEN SONRA, ANNEYE VE BEBEĞE ZARARI OLMAYAN YÖNTEMLERE MUTLAKA GEÇİLMELİDİR. HALK ARASINDAKİ YAYGIN KANI OLAN "SÜT KORUR" MANTIĞINA UYULMASI, BERABERİNDE BİR ÇOK GEREKSİZ KÜRTAJI GETİRMEKTEDİR.
BU AMAÇLA 2. AYDAN SONRA RİA(SPİRAL) UYGUN BİR YÖNTEMDİR.(HORMONLU YADA BAKIR ) YA DOĞUMDAN HEMEN SONRA YA DA 2. AYDAN SONRA TAKILMASI ÖNERİLMEKTEDİR. HORMON SALGILAMAYAN MEKANİK BİR YÖNTEM OLMASI NEDENİYLE TERCİH EDİLEBİLECEK BİR YÖNTEMDİR RİA. DİĞER BİR YÖNTEM İSE 150 MG MEDROKSİ PROGESTERON ASETAT( DEPO PROVERA) İÇEREN 3 AYLIK İĞNE YÖNTEMİDİR. SADECE GEBELİK HORMONU İÇERMESİ NEDENİYLE EMZİREN ANNELERDE GÜVENLE KULLANILABİLEN KORUYUCULUĞU OLDUKÇA FAZLA OLAN ETKİN BİR YÖNTEMDİR. ARD ARDA 3-4 SEFER YAPILDIĞINDA , İLAÇ KESİLSE BİLE 9 AYA KADAR GEBELİĞE ENGEL OLABİLMEKTEDİR. DİĞER METODLAR OLARAK ,BARİYER METODLAR( VAJİNAL SPERMİSİDLER, SERVİKAL(BAYAN KONDOMU) KONDOM,ERKEK KONDOMU,JEL, KÖPÜKLER) VE İMPLANON ADI VERİLEN SOL KOLA TAKILAN PROGESTERONLU İMPLANT SİSTEMİ DE LOHUSA DA KONTRASEPTİF AMAÇLI KULLANILABİLİR.
DOĞUM KONTROL HAPLARI VE AYLIK İĞNE(MESİGYNA) GİBİ ÖSTROJEN İÇEREN UYGULAMALAR ANNE SÜTÜNDEN BEBEĞE GEÇMESİ NEDENİYLE ERKEN POSTPARTUM DÖNEMDE UYGUN DEĞİLDİR VE SEÇİLMEMELİDİR.
SAYGI VE SEVGİLERİMLE
Op.Dr.İlker GÜNYELİ
WWW.DRILKERGUNYELI.COM
|
|
|
ANA SAYFAYA DÖNÜŞ için tıklayın...
DOĞUM VE DOĞUMUN MEKANİZMASI?
Doğumun ne zaman başlayacağını belirleyen etkenler halen tam olarak bilinmese de , artık dış dünyada yaşama olgunluğuna erişen çocuktan anneye , çocuk organlarından anne organlarına (organ communication system), giden bir takım uyarıların dogumu baslattığı (böbrek üstü bezi, beyin sapı hormonları vb) düşünülmektedir.Buna karşın elimizde, doğumu sağlayan fizik güçler hakkında yeterli bilgi vardır.Bu mekanızma temel fizik kuralları ve biyolojik olaylarla açıklanabilir. Dogumu iki temel faktör belirler ;
· Bebek ( düsük ve asırı kilolu)
· Dogum kanalı (uygun genislik ve sekilde veya dar,sekli bozuk olabilir)
Dogumu saglayan kuvvetler ;
· Rahim adalesinin (myometrium) olusturdugu itme gücü
· Yer çekimiBebek
· Annenin pelvis (legen kemigi) yapısı
· Yumusak dokuların (karın,kasık kasları ve bağlar) katkısı olarak sayılabilir.
Bebek bu mekanizma içerisinde kemik pelvis ve yumusak dokuların olusturdugu dogum kanalını yavas yavas açarak ilerler.Bebek, dogum kanalından geçerken ;
· Kanalının sekline uyum gösterir (bas ve gögüs kafesi sıkısır, sekil degistirir)
· Mekanik kanunlara göre en az dirençle karşılaşacagı pozisyonlara girerek zoru basarır
Normal yolla dogan bebeklerin başları uzar, sivrilesir, yüzde kafa derisinde göz kapaklarında sislik (ödem,su toplanması) olusur. Bebegin kafa kemikleri kaynaşmamıs ve yumusak olması nedeniyle genellikle bu degisiklikler kalici izler kalmadan kısa sürede düzelir. Bu itme hareketleri sırasında özellikle kafanın önde gelen kısımında basınç farkına bağlı daha fazla siser ,bu şişliğe bosse ismi verilir.Eger basınç farkı çok fazla olursa (vakumla dogum) ve uzun süre devam ederse kafa kemiklerinin zarı kemikten ayrılır ve sefal hematom denilen içi kanla dolu bir kese olusabilir.Bosse 1-2 gün içinde sefal hematom 2-3 haftada kendiliginden iyilesir.Ancak bebek diger organ yaralanmaları (kafa içinde kanama, kemik kırıkları) açısından dikkatle bir hekim tarafından takip edilmelidir.
Bebek dogum kanalından geçerken sırasıyla ;
· Fleksiyon ( Egilme ,bas gögse dogru egilir)
· Rotasyon ( Bebegin bası bir vida hareketiyle dönerek iner )
· Defleksiyon ( Bas arkaya dogru gerilir,fleksiyonun tersi hareket yapar)
· Dışa Dönme ( Bas vida gibi dönme hareketini tamamlar )
Basitçe bebegin ilerlerken almıs oldugu sekiller ve dogum mekanizmasinindan bahsettikten sonra agrı mekanizması ve asıl itici günün ne oldugundan ve doğumu baslatan mekanizma nedir?
Doguma baslatan mekanizmanın ne oldugu bugün bile tam aydınlatılamamıstır.Ama bir çok neden var gözükmektedir.
· Bebegin yeterince büyümesi ve olgunlasması
· Rahim içi basıncının artması
· Bebek esinin yaslanması
· Arka hipofiz bezinde doğum agrılarını baslatan oksitosin hormonunun salgılanması
· Önde gelen bebek kısımının ve su kesesinin rahimin alt segmentine basınç yapması gibi bir çok neden sayılabilir.
Bir çok nedenle birlikte doguma hazırlanan rahmin, arka hipofiz bezinden salgılanan oksitosin hormonu ile kasılmaya (dogum agrilarinin) baslaması karmaşık bir olaydır. Bebegin içinde bulundugu kese sıvı ile doludur. Rahim kasılmaları ile su kesesinde basınç artar ve bu basınç her yöne esit sekilde yayılır.Rahmin agzı ve alt bölgesi agrılara katılmazlar,hidrolik basınç etkisi ile bu bölgelerde gerilme,incelme ve sonrasında açılma meydana gelir. Rahim kasılmalarına ek olarak bebegin bası kanalında ilerlerken, makata yaptığı basınç tıpkı defekasyon (büyük abdest ) sırasındaki gibi refleks ıkınmalara neden olur.Böylece karın kasları ve diafragmanin istemli ve istemsiz (refleks) kasılmalarının etkisi ile artan karın içi basıncı bebegin dışarı çıkmasını saglar.Doğumun Devreleri
Dogum süresi ilk dogumlarda bebegin kilosuna da baglı olarak sonraki dogumlardan daha uzundur.Dogum doktor veya egitilmis dogum personeli tarafından muayene ile takip edilebilen asamalara ayrılır.Bu 3 devre söyle özetlenebilir;
1.DEVRE : Rahim agzının açılması dönemidir.Maksimum 12 saat kadar sürer.Rahim agzının açılma dönemidir.Dogumun baslangıç isaretleri olan;
· Su gelmesi
· Kanama olması
· Agrilarin baslaması
· Nisan denilen kanlı sümüksü maddenin gelmesi ile baslar ,açılmanın tam olması ile sonuçlanan dönemdir.Ilk dogumlarda 16 saat, sonraki doğumlarda 8-12 saat kadar sürer.
2.DEVRE
Doğumun gerçeklestiği,çocuğun çıktıgı devredir. Ilk doğumlarda ortalama 2 , sonrakı doğumlarda yarım saat kadar sürer.
3.DEVRE
Bebegin esinin (plasenta) ayrıldığı dönem olup ortalama 15-20 dakika sürer. 1 saati asmamalıdır.Bebek dogduktan sonra rahim kasılmalara devam eder, plasenta bu kasılmalarla küçülmeye ayak uyduramaz, yer yer ayrılmalar baslar, bir miktar kanama ve bu kanamanın da etkisiyle dışarı atılır. Bunu takiben rahim, içi bosaldığından hızla kasılıp küçülerek kanamanın en az düzeyde olmasını saglar.
DOĞUM SONRASI SEKS HAYATI??
Doğumdan sonra seks
Bebek sahibi olmak, bir çiftin hayatındaki en heyecan verici dönüm noktalarından biri. Ancak bu yeni hayatın beraberinde getirdiği bazı sorunlar da yok değil. Özellikle de yatakta...
Kaynak: Elele
Hamilelik, bir kadının yaşam tarzını tümüyle değiştirdiği, fiziksel açıdan adeta evrim geçirdiği bir süreç... Ancak yaşanan sıkıntılar ne yazık ki, doğumla birlikte bitmiyor. Üç kişilik bir hayata geçiş, fiziksel ve duygusal etkenler kadınla erkeğin buhranlı bir ara dönem geçirmesine neden olabiliyor. Bu dönemde en belirgin sorunlar cinsel hayatta ortaya çıkıyor ve pek çok çift için doğum sonrası seks, ciddi bir probleme dönüşebiliyor. Oysa yaşanan sorunların kökeninde yatan sebeplerin üstüne giderek ve gerekiyorsa profesyonel yardıma başvurarak kısa bir süre içinde normal bir cinsel hayata kavuşmak mümkün.
Bebekli hayatın cinsel endişeleri
International Hospital İstanbul'dan Psikolog Ferahim Yeşilyurt, eşler arasındaki cinsel sorunların genellikle hamilelik esnasında başladığını belirtiyor. Bu dönemde anne adayının kendini algılayışı, annelik rolünün yüklediği anlamın yoğunluğu, fiziksel ve estetik kaygılar sorunun derecesini belirleyen faktörler... Bu noktada birkaç grup anne adayından söz etmek mümkün:
Eğer anne adayı cinsel ve estetik kaygılar (alınan fazla kilolar, göğüslerdeki sarkma, vücuttaki çatlaklar gibi) nedeniyle kendini beğenmiyor ve bedenindeki değişikliklere tepki gösteriyorsa, bu durum çiftin yaşamını kesinlikle olumsuz etkiliyor.
Bu gruptaki anne adayı, annelik rolünü fazla kutsallaştırıyor ve kendisini annelik rolüyle çok yoğun biçimde özdeşleştiriyor. Bu da onun cinselliğe daha mesafeli bakmasına neden oluyor.
Üçüncü gruptaki anne adayı yoğun endişeleri sebebiyle yani bebeğe zarar verebileceğini düşünerek cinsel ilişkiden kaçıyor.
İletişim eksikliğine dikkat!
Bu kişisel etkenlerin yanı sıra eşler arasında oluşabilecek sorunların büyük çoğunluğu iletişim sorunlarına dayanıyor. Psikolog Ferahim Yeşilyurt, hamilelik döneminde ve doğum sonrasında baba adayının psikolojisine de dikkat çekiyor ve erkeklerin, eşlerini üzmemek veya onların morallerini bozmamak için birçok sorunu paylaşmak istemediklerini, bu sorunları kendi içlerinde yaşadıklarını, bunun da kendilerini yalnız hissetmelerine neden olduğunu vurguluyor. Sorunlarını paylaşmayan çiftler bir süre sonra cinsel sorunlar da yaşamaya başlıyorlar. Çünkü cinsellikte çiftler arasındaki duygusal, psikolojik ve tensel iletişim çok önemli...
Cinsel sorunlar, kişilerin bakış açılarına göre değişiyor. Mesela cinselliğe fazla önem veren erkekler olduğu gibi kadınlar da olabiliyor. Aynı şekilde kadınlarda cinsel isteksizlik şeklinde görülen sorunlar, erkeklerde bir süre sonra ereksiyon sorunlarına neden olabiliyor. Ayrıca hamile kadın biraz çocuklaştığı ve olaylara karşı daha duyarlı hale geldiği için, derinlerdeki ruhsal problemler de su yüzüne çıkıp çiftin arasındaki iletişim sorunlarını artırabiliyor.
Tek çözüm bilinçli yaklaşım Psikolog Yeşilyurt, hamilelik öncesinde anne ve baba adayının bilgilendirilmesinin sorunları önleme açısından oldukça faydalı olduğunu söylüyor. Hamilelik ve doğum sonrasında oluşabilecek problemlerle diğer çiftlerin de karşılaşabildiği bilgisi, çiftlerin rahatlamalarına ve sorunlarını kabul ederek daha kolay atlatmalarına yardımcı oluyor. Sorunlar şiddetlenirse psikolojik destek alınması gerekiyor. Belki her zaman bir uzmana başvurmak gerekli değil, ancak özellikle evliliği tam oturmadan çocuk sahibi olan kan kocaların ilişkilerinde sorunlar yoğun olabiliyor ve tedavi gerekebiliyor
|
|
EMZİRME KILAVUZU.. İDEAL EMZİRME NASİL OLMALIDIR??
BU YAZIYI OKUDUĞUNUZDA?
Anne sütünün neden en ideal besin olduğunu
Emzirmenin bebeğinize, size, ailenize ve toplum sağlığına faydalarını,
Emzirmeye doğru ve iyi bir başlangıç yapmayı,
Emzirme hakkında sıkça sorulan soruların yanıtlarını,
Emzirmenin neden halk sağlığını iyileştirecek bir koruyucu hekimlik olduğunu,
Emzirme konusunda ne zaman, nasıl ve kimden yardım isteyeceğinizi öğreneceksiniz.
Anne Sütü Bebekler İçin Neden En İdeal Besindir?
Anne sütü ile beslenme en doğal ve en sağlıklı yöntemdir. Bebeklerin normal büyüme ve gelişmelerini sağlayacak en uygun besin anne sütüdür. Hiçbir mama veya süt anne sütünün yerini tutamaz. Aileye hiçbir yük getirmeden doğumdan sonra 6 ay bebeğin tüm besin gereksinimlerini ( enerji, protein, yağ, vitamin ve mineral ) karşılayacak özelliktedir.
Doğumdan sonra ilk 5 gün gelen süte kolosturum denir. Kolosturum miktar olarak az olmasına rağmen, olgun süte ( 5 günden sonra gelen süt ) göre çok daha fazla antiinfektif ögeler ve büyüme faktörleri içerir. Hatta prematüre doğum yapan annelerin kolosturumu çok daha fazla büyüme faktörü içermektedir.
Laktoz anne sütündeki şekerdir. Yavaş ve kolay sindirilir, kalsiyum emilimini arttırır ve laktik asite dönüşerek bağırsak florasının korunmasına yardım eder.
Anne sütünün toplam protein oranı diğer hayvan sütlerine göre düşük olmasına rağmen infeksiyonlara karşı koruyucu ve büyüme faktörleri içeren whey proteini adı verilen kısmı daha fazladır ve daha rahat sindirilir. Ayrıca anne sütünde inek sütünün allerjenitesini yapan betalaktoglobulin bulunmaz.
Anne sütünde hiçbir mamada bulunmayan epidermal büyüme faktörü, sinir büyüme faktörü, insuline benzer büyüme faktörü gibi pek çok büyüme faktörü ve bebeği infeksiyonlardan koruyan antikorlar bulunur.
Anne sütünün yağ içeriği bebeğin hassas sindirim sisteminden çok rahat emilebilecek şekildedir.İçindeki çoklu doymamış yağ asitleri bebeğin sinir sisteminin sağlıklı gelişmesini sağlar.
Anne sütü D ve K vitaminleri dışında bebeğe gerekli bütün vitaminleri içerir.
Anne sütü demir ve kalsiyum oranları inek sütünden az olmasına rağmen 5-6 kat daha fazla emilecek özelliğe sahiptir.
Emzirmenin Bebeğe ve Anneye Yararları ?
Yapılan son tıbbi çalışmalar ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde orta kulak infeksiyonları, ishal ve üst solunum yolu infeksiyonlarının çok daha az oluştuğunu ve çocukluk çağı obesitesinin yine çok daha az oranda oluştuğunu göstermiştir.
Emzirme mensturasyonun gecikmesine ve böylece üst üste gebelik olma durumunu azaltır.
Emzirme annedeki meme ve yumurtalık kanseri oluşma riskini azaltır.
Emzirme anne ve bebeğin kemik gelişimini sağlayarak annedeki osteoporoz riskini azaltır .
Emziren annelerin kendine saygısı artar.
Emzirmek anne ve bebek arasındaki bağı güçlendirir, bebeğin duygusal gereksinimlerini karşılar.
Emziren annelerin doğum sonu kanamaları daha az olur.
Anne sütü alan bebeklerde daha az kabızlık, gaz ağrısı ve pişik görürülür.
Emzirmenin Aileye ve Toplum Sağlığına Yararları?
Emzirme aileye yüzlerce YTL tasarruf ettirir
Emzirilen bebekler daha az hasta olacağı için sağlık harcamaları azalır
Hasta çocuklarıyla uğraşmayan insanların işgücü-işverimi artar
Emzirme ile daha sağlıklı nesiller yetiştirilir.
Emzirmeye Kolay Başlangıç İçin Öneriler
Gebeliğiniz sırasında emzirme ile ilgili yayınları okuyup izlerseniz bebeğinizi kollarınıza aldığınızda nasıl davranmanız gerektiğini bileceksiniz.
Gebeliğinizde kontrollerinizi yaptırın ki doğum sonrası tıbbi bakıma muhtaç olmayan bir bebeğinizi çok daha rahat emzirebilirsiniz.
Doğum öncesi kontrollerde göğüslerinizi kontrol ettirerek düz, çökük meme başı gibi endişelerinizi doktorunuzla konuşun.
Daha önce veya şu anda emzirme başarılı emzirme deneyimine sahip akraba yada arkadaşlarınızla konuşun.
Bebeğinizi doğumdan hemen sonra emzirmeye başlayın çünkü bu dönemde bebeğiniz uyanık ve emme arzusu çok güçlüdür.
Bebeğinizin sizle aynı odada kalmasına ısrar edin böylece her istediğinde emzirin. Unutmayın ki sık emzirme sütünüzün daha çabuk çoğalmasını sağlayacaktır.
Eğer bebeğinize tıbbi nedenlerden dolayı yoğun bakım gerekiyorsa, ilgili sağlık personeline bebeğinize tıbbi bir zorunluluk olmadan formül mama yada biberon verilmemesini konusunda uyarın, mümkün ise emzirin yoksa sütünüzü sağıp kap yada damlalık ile verilmesini söyleyin.
Sütünüzdeki artışı gözleyin, bir iki gün içinde artacaktır.
Emzirme canınızı yakmaz! Eğer emzirme ağrı, acı veriyor ise tutuş tekniğinizi deneyimli bir sağlık personeline göstererek nerde hata yaptığınızı sorun.
Beslenme aralıkları bebeğin arzusu ile günde 8-12 kez olmalıdır.
Emzirme öğrenilen bir beceridir kendinize ve bebeğinize zaman tanıyın.
Bebeğiniz için en iyisini yaptığınızı bilin.
Bunun devamı için de kendi sağlığınıza dikkat edin.
EMZİRME İLE İLGİLİ SORULAR VE CEVAPLAR
Emzirmek Canımı Yakarmı?
Emzirmek can yakmaz. İlk başlarda hafif bir hassasiyet olabilir hissedilsede giderek azalır.Ağrıyı azaltmak için bebeğiniz çenesini olabildiğince açmalı ve areolanın ( meme başı etrafındaki koyu renkli kısım ) büyük bölümünü mümkün olduğu kadar almalıdır.Bebeğiniz doğru şekilde memeye kenetlendiğinde her ikiniz içinde ağrısız ve huzurlu olacaktır.İyi kenetlenemeyen bebek süt alamayacak, huzursuzlanacak ve meme ucunuz giderek tahriş olacaktır.Eğer emzirme acı veriyorsa emzirme konusunda deneyimli birinden vakit geçirmeden yardım isteyiniz.
Emzirirken Neler Yemeliyim?
Emzirirken yenilmesi yada kaçınılması gereken gıdalar hakkında her kültürün bir görüşü vardır.Bazı gıdaları almak sizi ve aile üyelerini rahatlatabilir.son yapılan araştırmalar yenilen içilen gıdaların anne sütünü çok az etkilediğini göstermiştir.Emzirirken iştahınız artabilir ve kendinizi susamış hissedebilirsiniz.Kafeinsiz içecekleri bol miktarda tüketin.Süt üretimi günlük ortalama 500 extra kalori gerektirir.Böylece emziren kadınlar gebelik sırasında aldıkları fazla kiloları daha rahat verirler.Yeterli gıda alamayan kadınlarda bile sütün içeriği fazla değişmez.Vücudunuz bebeğiniz için gereken sütün oluşmasını depolarını kullanarak sağlayacaktır.
Emzirmeye Ne Zaman Başlamalıyım?
Doğumdan hemen sonra ilk yarım saat içinde emzirmeye başlayın. Göğüslerinizi ne kadar erken uyarırsanız süt üretimi o kadar çabuk başlayacaktır. Ayrıca bu dönemde bebeğiniz uyanık ve emme arzusu çok güçlüdür.Bu birkaç saatlik dönem geçtiğinde bebekler uykuya meyilli olurlar ve emzirmeye başlama gecikir.Başlangıçta göğüslerinizden kolosturum adı verilen sarı yada altın sarısı renkli, miktarı az ancak antikorlardan zengin süt gelir.Bu süt bebeğinizin bağırsak sistemini kaplar ve infeksiyonlara karşı korur.Emzirdikçe süt üretimi artar ve günler geçtikçe mavimsi beyaz renkli olgun süt gelir.
Ne Kadar Sıklıkla Ve Süre Emzirmeliyim?
Yenidoğan bebekler sıklıkla beslenmeye gereksinim duyarlar, kesin bir şemaya bağlı kalmadan en azından her iki saatte bir olmalıdır.Böylece göğüsleriniz hızla uyarılır ve süt üretimi artar. Anne sütü formül mamalara göre daha çabuk hazmedildiği için bebeğinizi daha sık beslemeniz gerekebilir.Bebekler büyüdükçe daha az sıklıkta beslenirler.
Emzirme süresi 10 dakika ila 30 dakika arasında pek çok faktöre bağlı olarak değişir. Eğer bebeğiniz tam kenetlenmiş ve güçlü emiyor ise 15-20 dakika yeterlidir.Emzirmenin başlarında gelen süte ön süt denir şeker ve sudan zengindir.Bu süt bebeğinizdeki susuzluğu ve kan şekeri düşmesini önler.Beslenme süresi uzadıkça bebeğiniz arkadaki yağlı süte ulaşır ve onun sonuna doğru tokluk duygusuyla memeyi genelde uyuyarak bırakır.Sadece ön sütü alan bebek kısa süre sonra acıkacak oysa arkadaki yağlı sütü de alan bebek daha uzun süre tok kalacaktır.
Süt Nasıl Oluşur?
Gebelik dönemi boyunca annenin memeleri doğacak bebeği için gerekli sütü üretecek bir fabrika haline gelir.Meme hacim olarak büyür ve daha çok kanlanır.Meme ucu etrafını çevreleyen koyu renkli kısma areola denir.Burada koku salgılayan montgomery bezleri milimetrik tomurcuklar halinde belirginleşir.Memenin içlerine doğru süt salgılayan hücre kümeleri ( alveol ) ve etraflarında kasılarak alveol içindeki sütü süt kanallarına iten kas lifleri bulunur.Geri kalan meme dokusu destek ve yağ dokusu olup bu dokunun çokluğu yada azlığı memenin şekil olarak yapısını belirler.Her memede benzer sayıda süt bezi vardır.Bu yüzden memenin küçük yada büyük oluşu süt verimine etkili olmaz. Meme başının uyarılması hipofiz adı verilen salgı bezinden oksitosin ve prolaktin denilen iki hormon salgılatır.Prolaktin süt bezlerinde süt üretimini sağlarken, oksitosin süt bezlerini kasarak sütün kanallara itilmesini sağlar.Bu kanallar areolaya geldiklerinde genişleyerek laktifer sinüs denilen süt havuzlarını oluşturur.Meme başı ile birlikte areolanın geniş kısmını kavrayan bebek bu sinüsleri sıkarak meme başından sütü alır.Prolaktin yani süt üreten hormon sık emzirmede ve özellikle gece daha çok salgılanır.Bu yüzden sütünün artmasını isteyen annelerde gece emzirmeleri önemlidir.Oksitosin refleksini uyarmak ise özellikle sütünü sağmak durumunda kalan annelerde çok önemlidir.
Yaşamın İlk Günlerinde Sizde, Bebeğinizde ve Sütünüzdeki Değişiklikler
Süt rengi ve miktar anne bebek
Doğum
Sarımsı yada altın sarısı renginde, süt miktarı az ancak bebeğinizi koruyacak antikorlardan zengin
Yorgun ve heyecanlı olacaksınız ama dinlenirken bebeğinizi beslemek için en uygun zaman
Bebeğiniz bu anlarda uyanık ve emme arzusu en güçlüdür. Emzirmeye başlamak için en uygun zamandır
İlk 12-24 saat
Bebeğiniz her emzirmede bir çay kaşığı süt içer.Sütünüzü göremezsiniz ama bebeğiniz için tüm gerekenleri içerdiğini bilin
Dinlenmeye devam edin ve bebeğinizi tanıyın.Emzirirken başlangıçta biraz hassasiyet hissedebilirsiniz ama canınız acıyor ise mutlaka doktorunuza danışın
Bazı bebekler bu dönemde derin uyuyabilirler.Doğum eylemi bebeği yorar, bazen anestezik maddelerin etkisi olur ve ilk emzirmede kavrama zor olabilir.Bebeğiniz uyandığında güçlü bir emme arzusu olacaktır bu anı değerlendirin.Pek çok bebek emerken durur ve sonra tekrar emer
2-5. günler
Olgun süt artarak gelmektedir.Mavimsi beyaz görünümdedir. Bazen kolosturum rengi 1-2 hafta devam edebilir
Göğüsleriniz sütle doludur, akabilir.Kullan-at petler kullanabilirsiniz. Eğer göğüsleriniz çok dolu ise emzirmeye başlamadan önce biraz elle sağarak areolayı yumuşatın ve bebeğin daha rahat kavramasını sağlayın.Emzirme sonrası soğuk uygulama ve sık emzirme şişliği azaltır
Bebeğiniz 24 saatte 8-12 kez beslenebilir, midesi küçük olduğu için sık beslenmesi normaldir.Emzirme sıklığı bir şemaya bağlı kalmamalıdır. Bebeğiniz 1-2 saatte bir emmek isterse bile normaldir. Bir seferde sadece bir memeyi alması iyidir. Arkadaki yağlı sütü aldığında sık beslenmek istemeyecektir. Doğumdan sonra bebeğiniz %5-10 kilo kaybedebilir, bu kaybı 10-15 gün içerisinde geri alacaktır
İlk 4-6 hafta
Sütünüz giderek mavimsi beyaz renge döner, emzirmenin sonuna doğru yağlı süt geleceği için kremsi beyaz olur. Yenilen içilen gıdalar sütün rengini değiştirebilir
Emzirdikçe göğüsleriniz ilk günlerdeki dolgunluğunu kaybeder ve yumuşar, kendiliğinden akması azalır ancak üzülmeyin sütünüz hala oradadır.
Bebeğiniz emmeyi öğrenmiş daha iyi emiyor daha büyük midesi var ve daha çok süt alıyor. Beslenme daha az zaman alır ve aralıkları uzar. Pek çok bebek sık emmek ister çünkü bu bebeği rahatlatır ve size yakın olmak hoşuna gider.
Bebeğimin Yeterli Süt Aldığını Nasıl Anlarım?
Bebeğinizin altını ıslatma sıklığından yeterli süt aldığı anlaşılabilir.İlk günlerde sütünüz az ama yoğun içerikli iken günde 1-2 kez ıslatır.Süt üretiminin arttığı 3. günden itibaren günde an az 5-6 kez ıslak bez ve 3-4 kez kirli bez normaldir.Anneler bebeklerin çoğu ağlamalarını açlıktan ve sütlerinin yetersiz olduğundan diye düşünürler. Oysa ki bebeğiniz bu sayılarda bez tüketiyorsa ve haftada 125 gr kilo alımı varsa yeterli süt alıyor demektir.
Emzirirken Bebeğim Memeyi Nasıl Kavramalı?
Memenizi baş parmak tepede ve dört parmak aşağıda J şeklinde tutarak destekleyin.Parmaklarınız areolanın gerisinde olmalıdır.İlk günlerde yada göğüsler çok büyük ise tüm emzirme boyunca desteklemek gerekebilir.
Meme ucunuza bir damla süt çıkarın ve meme ucunu kullanarak bebeğin dudaklarına, ağız kenarına dokunun böylece bebeğinizin ağzını genişçe açmasını sağlayın.
Bebeğinizi tüm vücudu size dönük olarak tutun.Bebeğiniz meme başı ile birlikte olabildiğince areolayı ağzının içine alacaktır.Bebek sadece meme ucunu almamalıdır.
Bebeğin dilinin alttan meme ucunu kavradığını ve dudaklarının dışarıya doğru kavradığını kontrol edin. Eğer alt çenenin yeterli açılmadığını farkederseniz çeneye hafifçe bastırın ve açılmasını, alt dudağın da dışarıya dönmesini sağlayın.Bebeğin çenesi memeye değecektir.
Bebeğinizin ileri geri çene hareketlerini gözleyin ve arada yutma seslerini takip edin.Bebeğin burnu ve çenesi memeye değebilir.Emzirmek canınızı acıtmamalıdır. Eğer acı duyarsanız bebek büyük ihtimalle yanlış kavramıştır bebeği nazikçe memeden ayırın ve tekrar deneyin. Bebeğinizi memeden ayırırken küçük parmağınızı yavaşça ağzının kenarından içine sokun bebeğiniz parmağınızı emerken memeden ayırın.
DOĞRU YANLIŞ
Emzirirken Bebeğimi Nasıl Tutmalıyım?
Bebeğinizi emzirmek için değişik şekillerde kucaklayabilirsiniz. Burada dikkat edeceğiniz durum bebeğin ağzı memeye yakın olmalı bebek memeye uzanmak için fazla çaba harcamamalı ve bütün vücudu aynı düzlemde ve size dönük olmalıdır. Bunlara dikkat ederseniz bebeğinizin memeyi tam ve doğru kavraması çok kolaylaşacaktır.Kolunuzu, dirseğinizi destek yapabilir ve kendinizin yada bebeğinizin yanlarına yastık yada minder koyabilirsiniz.
1. Kucaklama : Pek çok anne için rahattır ve en sık uygulanır. Kucakladığınız kol tarafındaki memeyi emer
2. Ters kucaklama : Prematüre yada kavramada güçlük çeken bebekler için uygundur. Emzirdiğiniz memenin tersi kolunuzla bebeği kavrayın diğer elinizle başa yada memeye destek olun
3. Koltuk Altı : İkizlerde, büyük göğüslü annelerde, düz-çökük meme başı yada kavrama güçlüğünde uygundur. Emzireceğiniz göğsün olduğu koltuk altına doğru bebeğinizi uzatın
4. Yatarak: Sezaryen doğum, problemli vajinal doğum sonrası yorgun anneye dinlenme ve emzirme sağlar.Bebeğin yüzü ve bedeni size dönük olmalıdır
Bebekler Neden Ağlar?
Bebeğiniz her ağladığında aç değildir.Altının ve vücudunun kirli olması, çok uyaran olması, gaz sancısı, hastalık yada ağrı da bebekleri ağlatır.
Bebeğimin Yeterli Süt Alamamasının Nedenleri Nedir?
Sık görülen nedenler;
Emzirmeye geç başlamak
Sık emzirmemek
Gece emzirmekten kaçınmak
Kısa süre emzirmek
Memeyi yanlış kavramak
Biberon, emzik kullanmak
Ek besinler vermek
Annenin kendine güvenmemesi
Annenin kaygı, endişe ve stresi
Emzirmeden hoşlanmama
Bebeği kabullenmeme
Yorgunluk
Nadir görülen nedenler
Emzirirken doğum kontrol hapları kullanmak
Alkol, sigara, fazla kafein, ilaç sedasyon yapan ilaç kullanımı
Bebeğin ağır hastalık yada sakatlığı
Toplum İçinde Nasıl Emzireceğim?
Her şeyden önce toplum içinde emzirmek zorunda değilsiniz. Kadınların çoğu bundan rahatsız olurlar ancak tecrübe kazandıkça kendilerini daha rahat hissederler.Eğer dışarıda kalacağınız süre kısa ise çıkmadan önce ve hemen dönüşte emzirin.Arabanız varsa araç içinde emzirin. Bayan cafe, yada bayanlara özel bir mağaza bulun, yada soyunma kabinini kullanın. Evde iseniz sandalyenizi ters çevirerek insanlarla göz göze gelmeyin, bir bez yada örtü ile göğsünüzü örtün yada ev sahibinden uygun bir oda isteyin.Sütünüzü sağıp biberon ile verebilirsiniz ancak bunu bebeğiniz memeyi emmeyi iyice öğrenmediği ilk aylarda yapmayın.
Okul ya da İşe Geri Döndüğümde Emzirmeye Nasıl Devam Edeceğim?
Emzirmek uzakta olsanız bile sizle bebeğinizi bir arada tutar.Doğum sonrası mümkün olan en uzun izni almaya çalışın böylece sütünüzü sağmak zorunda kalacağınız zamanı azaltmış olursunuz.Çalışan annelerin emzirmesi işverenler için bile faydalıdır çünkü sağlıklı bebeklere sahip annelerin iş yerindeki performansı artar ve iş yerinden hasta bebekleri için sık sık izin almazlar.İşyerinizde emzirme ya da sağma odası varsa orada yoksa içerisinde bir soğutucu bulunan temiz bir oda ayarlayarak öğlen saatlerinde yada aralarda sütünüzü sağıp soğutucuya koyun.Sağmış olduğunuz sütü biberonla verebilirsiniz ancak bunun için bebeğinizin emmeyi iyice öğrenmiş olması gerekmektedir.
Sütümü Nasıl Sağacağım?
Memeden süt elle, el pompalarıyla yada elektrikli pompalarla sağılır.Anneler genelde sağılan miktarın azlığından şikayet ederler. Unutmayın ki doğurduğunuz bebeği oluşturan vücudunuz ona gereken besini de hazırlayacaktır. Siz sadece onu oradan çıkartmasını sağlayacaksınız.Bu işlem için çalışıyor olsanız bile mümkün olan en uzun zamanı ayırın. Varsa size destek verecek bir yakınınızla beraber sessiz bir yerde oturun. Eğer mümkünse bebeğinizi tensel temas yapacak şekilde tutun yoksa bebeğinize bakın yoksa fotoğrafını kullanın.Kafeinsiz ılık bir şeyler için. Memelerinizi ısıtın. Ilık kuru ya da yaş havlu yada ılık duş ile yapabilirsiniz.Bu işlem süt kanallarını rahatlatacaktır. Meme uçlarını her meme ucunu 3-5 dakika olmak üzere masajla dokunup, yuvarlayıp hafifçe sıkarak prolaktin ve oksitosin hormonlarının çalışmasını sağlayın ki hem süt üretimi artsın hem de süt bezleri kasılarak süt meme ucuna doğru ilerlesin.Sağma işlemi sırasında memeye hafifçe masaj yapın. Bir memeyi 5-7 dakika sonra diğerini 5-7 , daha sonra ilk memeyi 3-5 ve diğerini 3-5 en sonunda yine ilk memeyi 2-3 ve diğerini 2-3 dakika sağın.Tüm bu işlemlere ek olarak bir yardımcı sırtınıza iki kürek kemiğinizin arasına masaj yapabilir ve sizde öne doğru eğilip göğüslerinizi sallayarak biraz daha süt gelmesini sağlayabilirsiniz.Bu işlemleri yapmadan, özellikle hormon reflekslerini uyarmadan yapılacak sağma işleminden yeterli süt alınamaz, annenin morali bozulur ve mamaya yönelir.Mama ve biberon kullanımının başlaması ve artması bebeğin memeyi daha az tutup uyarmasına, bu daha az süt üretimine ve bir kısır döngüye neden olur.
Hangi Pompayı Almalıyım?
Sütünü sağması gereken annelerin pek çok alternatifi vardır. Bu pompaların etkinlikleri ve fiyatları çok değişiktir. Pompa kiralayan müesseselerde bulunmaktadır.İkili pompalar sütünü hızlı bir şekilde sağması gereken anneler için iyi olabilir. Anne sütü verilmeyen çocuğun mama, biberon, temizlik ve daha sık hastalanacağı için sağlık harcamaları düşünüldüğünde en pahalı pompa bile ucuz kalmaktadır.
Bebeğime Su veya Meyve Suyu Vermeli miyim?
Sütünüz ilk 6 ay hatta sıcak yaz günlerinde bile bebeğinizin bütün ihtiyaçlarını karşılar. Bu nedenle ayrıca su, süt, mama, meyve suyu vermeye gerek yoktur. Yapılan araştırmalar ek gıdalara 6 aya kadar ne kadar geç başlanırsa bebeklerin o kadar sağlıklı olduğunu göstermiştir.Yenidoğan bebeğin sindirim sistemi çok hassastır. O nedenle 6 ay bekleme ishal ve besin allerjisini önlemede çok faydalıdır. Katı gıdalar bebeğiniz 6 aylık olunca başlanabilir.
Anne Sütünde Yeterli D Vitamini Olmadığı Doğru mu?
Güneş ışığı alan cildimiz D vitamininin ana kaynağıdır.Yaşanılan yer, bebeğin ne kadar güneş ışınlarına temas ettiği, bebeğin derisindeki pigment miktarı ve bebeğin cildine sürülen koruyucu faktörlere göre vitamin üretimi değişir. D vitamini eksikliği kemik gelişimini olumsuz etkiler. Amerikan Pediatri Akademisi bebek ne ile beslenirse beslensin 2. haftadan itibaren günlük 200 IU D vitamini verilmesini önermektedir.
Ek Gıdalara Ne Zaman Başlamalıyım?
İlk 6 ay sadece anne sütü önerilmektedir.6. aydan itibaren anne sütü ile birlikte uygun ek gıdalara başlanmalıdır.
Bebeğimi Ne Zaman Sütten Keseceğim?
Son yapılan öneriler bebeğinizi 2 yıl emzirmeniz yönündedir.
Eşim Emzirmemi Desteklemiyor, Ne Yapmalıyım?
Eşinizi anne sütü ve emzirmenin faydaları konusunda bilgilendirin. Sadece anne sütü verdiğinizde aile ekonomisine ne kadar tasarruf ettirebileceğini anlatın. Anne sütü ile beslenmeyen bebekler için mama, biberon, sterilizasyon ve bebek daha çok hastalanacağı için ilaç, muayene, vakit ve moral kaybı yaşanacağını anlatın.
Alkol ya da Sigara İçerken Emzirebilir miyim?
Amerikan Pediatri Akademisinin son yaptığı çalışmada annesi sigara içerek bebeğin pasif içici durumunda kalması durumunda eğer bebek sadece anne sütü alıyor ise sigaranın bebeklerde neden olduğu üst solunum yolu infeksiyonları ve allerjik astım gibi hastalıkların daha az görüldüğü tesbit edilmiştir.Yani anne sütü sigaranın zararlarını yenmiştir.Ancak sigaranın sütü azaltıcı ve bebekler üzerinde huzursuzluk yapıcı etkileri vardır. Hafif alkollü içeceklerin ( bir kadeh şarap vs ) emzirilen bebekler için zararlı olduğu düşünülmemektedir.Ancak çok fazla alkol alımı bebekleri ilk başta uykulu ya da huzursuz yapar ve sürekli devam edildiğinde bebeğin gelişimi bozulur.
Emzirirken İlaç Kullanabilir miyim?
Her zaman yeni bir ilaç almadan önce doktorunuza danışınız. İlaçların çoğu az da olsa anne sütüne geçer.Eğer kronik bir sağlık problemi ( hipertansiyon, diabet, astım, guatr vs ) nedeniyle ilaç alıyorsanız bu ilaçlar uzun zamandır kullanıldığı için anne sütüne bebeğe etkileri biliniyor olacaktır. Bu ilaçlarınızın güvenilirliğini doktorunuza danışınız. Yeni ilaçlar yada nadir görülen hastalıklarda kullanılan ilaçlar hakkındaki bilgiler maalesef azdır. Parasetamol içeren ağrı kesici, ateş düşürücüleri ve gebeliğiniz sırasında kullandığınız vitamin, mineral haplarını güvenle kullanabilirsiniz.
Bayındır Hastanesi Neden Anne Sütünü Destekliyor?
Emzirmeyi desteklemek koruyucu hekimliktir.Doğrudan anne ve bebek sağlığını iyileştirir. Bunun için harcanan her çaba doğrudan toplum sağlığına yansır.Özellikle prematüre yada düşük doğum ağırlıklı bebeklerde görülen hastalıkları azaltmada çok etkilidir.Sağlıklı bebeklerle ilerde sağlıklı bir nesil oluşacaktır.Araştırmalarda ilk 6 ay sadece anne sütü alan bebeklerde çok daha az orta kulak iltahabı, üst solunum yolu infeksiyonu, ishal ve çocukluk çağı obesitesi görülmüştür.Anne sütü alan bebeklerin ileriki dönemlerde daha yüksek IQ, daha iyi okul başarısı, daha özgüven sahibi olduklarını gösteren pek çok çalışma vardır.
Emzirme Konusunda Bayındır Hastanesinden Nasıl Yardım Alabilirim?
Hastanemizde aylık düzenli emzirme toplantıları yapılmaktadır.Bu sunumların tarihini internet sitemizden yada Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Sekreterliğinden öğrenip katılabilirsiniz. Acil sorunlarınız için mesai saatleri içinde ilgili branşlardan mesai saatleri dışında 2.Kat Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğimizden yardım alabilirsiniz.
BEBEĞİNİZ EMZİRİLMEK İÇİN DOĞAR
Emzirme öğrenilen bir beceridir, tıpkı yemek yapmak ve ya bisiklete binmek gibi. Sabır ve pratik yapmak gerekir. Siz ve bebeğiniz bunu öğrenirken bazen sıkılabilir, sinirlenebilirsiniz fakat özgüveninizi yitirmeyin çoğu zaman sorunlar çözülür.Özellikle prematüre doğum, sezaryenle doğum veya bebeğinizdeki sağlık sorunları öğrenmeyi zorlaştırabilir.Eğer işlerin iyi gitmediğinden endişeleniyorsanız hemen yardım istemelisiniz. Unutmayınız ki emzirmek giderek kolaylaşır, zorlaşmaz.
|
|