**Op.Dr.Ilker GUNYELI**

"Kadin Hastaliklari ve Dogum Sitesi"
| Doktorumuzu tanıyalım | İyi Jinekolog nasıl olmalı? | Güncel Haberler | Bilimsel yayınlarım | Kliniğimizi Tanıyalım | Gebelik ve Problemleri? | Gebelikte Ultrasound | Doğum sonrası problemler? | Bebeğiniz ve siz | Bizim bebeklerimiz | Jinekolojik Muayene | Adet dönemi ve problemleri? | Merak ettikleriniz? | Meme hastalıkları | Diyet - Güzellik - Egzersiz | İnfertilite (Tüp bebek) | Aile planlaması | Menopoz |Yaşama dair !! | Kadın sağlığı testleri | Cinsel problemler | Sigara- Çağımızın vebası... | Resim Albümü | Linkler | DOSTLARIMIZ...

Yaşama dair !!

ku_lar.gif

01.jpg

grey-headed-kingfisher.jpg

**ÖNEMLİ NOT: BURADA YAZMAK İSTEDİĞİNİZ ŞİİR YADA YAZILARINIZ VARSA LÜTFEN MAİL ATINIZ..İSMİNİZLE BİRLİKTE YAYINLANSIN..

GÜNÜN SÖZÜ

Gormuş geçirmis hatta ermis bir
dede ile konusurken sormuslar;
- Dede ailenin basi kadin midir, erkek mi?
- Erkek bastir.
- Peki kadin nedir?
- Kadin boyundur, basi nereye isterse oraya çevirir...

GÜNÜN DÜŞÜNCESİ

Öfke bilgeligi bitirir, ego saygiyi bitirir
Endise hayatinizi yer, rusvet adaleti bitirir
Acgozluluk durustlugu bitirir, korku bir insani yer bitirir
En buyuk ziynet kendi kutsalliginiz, kendi asaletinizdir...

BOZYAZI/MERSİN

HIRSLARIMIZ;

Asya'da maymun yakalamak icin kullanilan bir cesit tuzak vardir. Bir hindistancevizi oyulur ve iple bir agaca veya yerdeki bir kaziga baglanir. Hindistancevizinin altina ince bir yarik acilir ve oradan icine tatli bir yiyecek konur. Bu yarik sadece maymunun elini acikken sokacagi kadar buyukluktedir, yumruk yaptiginda elini disari cikaramaz. Maymun, tatlinin kokusunu alir, yiyecegi yakalamak icin elini iceri sokar ve yiyecegi kavrar, ama yiyecek elindeyken elini disari cikarmasi olanaksizdir.

Sikica yumruk yapilmis el, bu yariktan disari cikmaz. Avcilar geldiginde, maymun cilgina doner ama kacamaz. Aslinda bu maymunu, tutsak eden hicbirsey yoktur. Onu sadece onun kendi bagimliliginin gucu tutsak etmistir. Yapmasi gereke tek sey elini acip yiyecegi birakmaktir. Ama zihninde acgozlulugu o kadar gucludur ki bu tuzaktan kurtulan maymun cok nadir gorulur.

Bizi tuzaga dusuren ve orada kalmamiza neden olan sey, arzularimiz ve zihnimizde onlara bagimli olusumuzdur. Tum yapmamiz gereken, elimizi acip benligimizi ve bagimli oldugumuz seyleri serbest birakmak ve dolayisiyla ozgur olmaktir.

Joseph Goldstein

pic00041.jpg

GÜLÜMSEYİN,BUGÜN GERİ KALAN HAYATINIZIN İLK GÜNÜ...

YAŞAM İÇİN ÖĞÜTLER

1. Büyük asklar ve büyük kazanimlarin büyük Risk tasidigini hesaba katin.

2. Kaybettiginizde, aldiginiz dersi de kaybetmeyin.

3. Üç 'S'yi hep uygulayin: Saygi, kendiniz için, Saygi, baskalari için, ve
Sorumluluk, tüm davranislariniz için,

4. Istediginizi alamamanizin bazen ne kadar büyük bir sans oldugunu hatirlayin.

5. Kurallari iyi ögrenin ki, onlari düzgün sekilde ihlal etmeyi bilesiniz.

6. Küçük bir aksakligin, büyük bir arkadasligi yaralamasina izin vermeyin.

7. Hata yaptiginizi anladiginiz zaman, düzeltmek için derhal gerekli adimlari
atin.

8. Biraz yanliz zaman harcayin.

9. Kollarinizi degisime açin, ama degerlerinizin kaybolup gitmesine izin
vermeyin.

10. Sessizligin bazen en iyi yanit oldugunu hatirlayin.

11. Iyi ve serefli bir hayat yasayin. Yaslandiginizda ve dönüp geçmisinize
baktiginizda, ikinci kez keyif alin.

12. Sevgi dolu bir ev, hayatinizin temelidir. Sakin, düzenli bir ev yaratmak
için elinizden gelen herseyi yapin.

13. Sevdiklerinizle anlasmazliga düstügünüzde, sadece mevcut durumla ilgilenin.
Geçmisi getirmeyin.

14. Bilginizi paylasin. Bu ölümsüzlüge giden yoldur.

15. Dünyaya karsi nazik olun.

16. Yilda bir kez, daha önce hiç gitmediginiz bir yere gidin.

17. En iyi iliskinin, biribirinize karsi duydugunuz askin, biribirinize olan
ihtiyaçtan daha fazlastigi zaman oldugunu hatirlayin.

18. Basarinizi, ona ulasmak için nelerden vazgeçtiginizle yargilayin.

19. Aska ve yemek pisirmeye, sonuçlarini hiç düsünmeden girisin.


NOT:
Yaşamınız boyunca lazım olurmu bilmem ama aklınızda bulunsun...evlilik yüzüğü neden hep aynı parmağımızdadır yani
neden işaret parmağı baş parmak ya da serçe parmak değilde neden
>yüzük parmağı...evlilik yüzüğünü ilk defa eski mısır prensesi
nefertiti takmıştır...o yıllardaki tıbbın ne kadar ilerde olduğu ayrı bir tartışma konusudur ama yüzyıllar sonra anlaşılmıştır ki direk kalbe giden
tek damar evlilik yüzüğünü taktığımız parmaktadır..başka hiçbir parmağımızdan direk kalbe giden bir damar yoktur..

untitled3.jpg

BİR HİKAYE...

Kralin biri yuruyus icin sarayindan ciktiginda bir dilenciye rastlar. Ona sorar: "Ne istiyorsun?". Dilenci guler ve "sanki istegimi yerine getirebilirmissin gibi soruyorsun!"der. Kral alinir ve "Tabii ki istegini yerine getirebilirim. Nedir? Sadece soyle" der.

Dilenci "bir soz vermeden once iki kere dusun" diye krali uyarir.

Dilenci siradan bir dilenci degildir, kralin gecmis hayatinin master'idir. Ve bu gecmis hayatta krala su sozu vermistir: "Gelecegim ve seni gelecek hayatinda uyandirmaya calisacagim. Bu hayatinda kacirdin ama tekrar gelecegim." Kral bu sozu tamamen unutmustur..Kim gecmis hayatlari hatirlar ki! Kral israrina devam eder: "Ne istersen gerceklestirecegim. Ben cok guclu bir kralim, sana veremeyecegim ne isteyebilirsin ki?"

Dilenci "Cok basit bir istek;bu kaseyi goruyor musun? Bunu herhangi birseyle doldurabilir misin?"

Kral "Tabii ki!" der ve yardimcilarindan birisini cagirir ve emreder "Bu kaseyi parayla doldurun". Yardimcisi gidip bir miktar para alir ve kasenin icine doker ama para gozden kaybolur ve ne kadar para koyarlarsa koysunlar kase hep bos kalir.

Tum saray ahalisi toplanir. Soylenti gitgide tum sehre yayilir ve ahali biraraya gelir. Kralin prestiji sarsilmaya baslamistir. Kral yardimcilarina "tum krallik gitse kaybetmeye hazirim ama bu dilenci tarafindan yenilemem" der.

Elmaslar, inciler ve zumrutler, kral tum zenginliklerini bosaltmaya baslar. Kasenin sanki dibi yoktur. Icine ne konursa ama ne konursa aninda yokolur. En sonunda aksam olur ve kalabalik tam bir sessizlik icindedir. Kral dilencinin ayaklarina kapanir ve yenilgiyi kabul eder. "Bana sadece bir tek sey soyle. Zafer senin ama burayi terketmeden merakimi gider. Bu kase neden yapilmistir?" . Dilenci bir kahkaha atar ve "Insan zihninden yapilmistir. Bunda bir sir yok. Insan arzularindan yapilmistir."

Bu anlayis tum hayati donusturur. Bir isteginizi, arzunuzu dusunun. Mekanizmasi nedir? Once cok buyuk bir heyecan vardir, macera vardir, kendinizi cok hevesli hissedersiniz. Birsey olacaktir ve siz tam ucundasinizdir. Sonra arabayi, yati, kati, esinizi elde edersiniz. Ve bir anda yine hersey anlamsiz olur.

Peki ne olur? Zihniniz yarattiginizi yokeder.

Aldiginiz araba park yerinde durur ama artik heyecan yoktur. Heyecan sadece onu elde etmededir. Isteginizle oyle sarhos olursunuz ki, icinizdeki boslugu unutursunuz. Istek yerine gelir, arabayi alip park yerine koyarsiniz, para kazanip banka hesabiniza koyarsiniz, ev alirsiniz, heyecan yokolur. Yine o bosluk oradadir ve sizi yemeye hazirdir. Yine bir baska istek, arzu yaratmaniz ve o bosluk duygusundan kacmaniz gerekir.

Insan bir istekten digerine iste boyle gider. Insan boyle dilenci kalir. Tum hayatin bunu tekrar ve tekrar kanitliyor. Tum istekler seni yorar ve hedef gerceklesince yeni bir istege, arzuya daha ihtiyac duyarsin.

Bu tur isteklerin, arzularin basarisiz olacagini ve icindeki boslugu dolduramayacagini anladigin gun hayatinda bir donum noktasi olacak.

Diger yolculuk icedir. Ice don ve evine geri gel.


untitled1.jpg

Keşke Keşke Dememek İçin...
>
> Eğer; ilerde bir gün arkanı dönüp KEŞKE demek istemiyorsan. 3 Şeyi doğru seç..
>
> * Eşini doğru seç.
>
> Doğru eş her zaman uzun zaman flort ettiğin kişi değildir.
> Önemli olan kısa zamanda da olsa fikirlerinin uyuştuğu,
> Yaşam tarzlarının benzediği,
> Espiri anlayışının yakın olduğu,
> Zor zamanların da hep yanında olacağını bildiğin,
> Dertlerini, sevinçlerini paylaşabileceğin,
> Fikirlerine, olaylara bakış açısına güvendiğin,
> Senin fikirlerine saygı duyan,
> Konuşmaktan sıkılmayacağın,
> Hayata küstüğün zaman seni kabuğundan çıkartıp eğlendirebilen,
> Gözlerine baktığında ne söylemek istediğini anladığın,
> Aynı zamanda iyi bir arkadaş,
> Fiziksel görünüşün dışında da seni sen olduğun için sevebilecek ve bunu
> kaldırabilecek
> birini eş olarak seçmelisin!!!
>
> Dünya da böyle biri var mı? diye sorabilirsiniz şimdi. Emin ol var!!
> Tabii ki sayıları fazla değil.. Hatta hayatta insanın karşısına ya 1 ya da
> 2 kere çıkar, belki de hiç çıkmaz... Önemli olan onu fark edebilmek.
> Eğer bu satırları okunduğunda aklından bu özellikleri barından bir isim
> geçirmişsen çok şanlısın. Ne olursa olsun onunla birlikte olmak için
> elinden geleni yap. Çünkü bir daha onun gibisini bulma şansın çok az
> emin ol. Bütün aptal aşıklar gibi ilk hareketi ondan beklersen çok geç
> kalırsın..
> Eğer bu satırlar sana böyle birini çağrıştırmıyorsa.. ya da şu an evliysen
> yapacak bir şey yok. Ama henüz bekarsan onu aramaya hemen
> başla!!!!!!!!!!! Onu fark edebilmek için sadece etrafına bakman yeterli
> olacaktır. Çünkü o da sana bakıyor olacak!!!
>
> * İşini doğru seç...
>
> Doğru iş rahat iş değildir.
> Çok kazandıran iş de değildir.
> Kariyer de değildir.
> Klimalı büro ortamı da değildir..
> Doğru iş olmaktan zevk aldığın yerdir.
> Sabahleyin kalktığında gitmekte üşenmediğin, bıkmadığın
> yerdir.
>
> Tabii yanında rahatlık,para,kariyer varsa ne ala...
>
> * Arkadaşlarını doğru seç.
>
> Çok sayıda arkadaşın olması "iyi arkadaşın"
> olduğunun ispatı
> değildir.
> Güzel günlerdeki arkadaşlıklar geçicidir.
> Mutluluklarının yanında, acılarını da paylaşabileceğin,
> Fikirlerine ihtiyaç duyabileceğin,
> Her zaman yanında olmasını isteyeceğin,
> Senin madnen değil manen zengin eden,
> Bir tek arkadaş sana çok şeyler katacaktır.
>

ay_.jpg

ANA SAYFAYA DÖNÜŞ için tıklayın...

msn-kartal.gif

bebek_ke_i.jpg

GÜZEL SÖZLER...

*** BİLİM VE SANAT; TAKDİR EDİLMEDİĞİ YERDEN GÖÇ EDER...
Ibn-i SİNA

***Mükemmeli talep et ama, bedelini ödemeye hazır ol.
Anonim

***Bağnazın kafası gözbebeği gibidir; ne kadar aydınlık olursa o kadar küçülür.
Oliver Wendell Holmes Jr.

***İlerlediğiniz yolda hiç bir zorlukla karşılaşmıyorsanız, bilin ki o yol asla sizi doğruya ulaştırmaz.

***İyi insanlar erdemi sevdikleri için kötü şeyler yapmaktan nefret ederler. Kötü insanlar cezalandırılmaktan korktukları için kötü şeyler yapmaktan nefret ederler.
Horace

*** Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır.
Lao-Tzu
***Üç çeşit dost vardır; Birincisi ekmek gibidir her zaman istersin. İkincisi ilaç gibidir lazım olunca ararsın. Üçüncüsü mikrop gibidir o gelir seni bulur.
Anonim




face.gif

pictureinatyk.jpg

image.gif

hos_1_.jpg

kedi.jpg

> Mutsuzluk Ahlaksızlıktır !
> >
> > Mutsuz olmamız, kahır çekmemiz için ne çok sebebimiz var! Olup bitenin,
>acı verici durumu karşısında mutsuz olmak daha insana yakışan bir şey değil
>midir?
> > Değildir! Mutlu olmak, insan olma sorumluluğu taşıyan herkesin bir
>sorumluluğudur.
> > Prof. Dr. Ahmet İnam
> > (ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı)
> >
> > Son zamanlarda sık sık kendime söylediğim bir söz: "Mutsuzluk
>ahlâksızlıktır." ahlâk yaşamının hedefi mutluluktur; mutluluk ahlâkına göre
>yaşamalıyız anlamında söylemiyorum bu sözü. "Mutluluk", "mutsuzluk"
>kavramlarından, çağımız insanının çoğunlukla anladığını
> > anlamıyorum. Bu kavramların farklı yorumlarına gerek duyduğumuzu
>düşünüyorum.
> >
> > Akıllı mutsuz, salak mutlu mu olur ?
> >
> > Alışılagelmiş bakışla, düşünen, araştıran, soruşturan, eleştiren insanın
>mutsuz olması gerektiğine inanılır. Dünyadaki gidişe "aklı eren" insan,
>oradaki akıldışı akışı, haksızlığı, sömürüyü, acıyı, iletişimsizliği,
>kısacası dünyadaki cehennemi görür ve mutsuz olur.
> > Aydın mutsuzdur; gördüğü karşısında; gördüğünü düzeltmeye
>çabalamasındaki yetersizliği karşısında. Düşününce mutsuz olur insan ; bir
>anlamda nasıl düştüğünü görmüştür, kendinin ve insanlığın.
> > Düşünüyorum: O halde mutsuzum der. Mutsuzluk dünyayı değiştirmenin bir
>gerekçesi olur; yalnız gerekçesi değil, itici gücü, enerjisi.
> > Mutsuzlar, dünyaya isyan edip, dünyayı değiştirmeye, dönüştürmeye
>çabalayacaklardır. Mutsuzluk, uyumamanın, uyanıklığın, isyanın, eleştirinin
>bir itici gücüdür. Mutsuz, bilinçlidir, bilgilidir, asidir.
> >
> > Oysa, mutlu, tam bir salaktır. Düşünme gücünden yoksun, bilgisiz olduğu
>için mutludur. Aydın mutlu olamaz; o denli çok kaygısı; içinden bir türlü
>çıkamadığı kendisine, düzene, düzenin değiştirilmesine ait sıkıntıları
>vardır ki, mutlu olması olanaksızdır. Boş kafalı, yaşamayı yüzeyden alan,
>sorumsuz, bencil insanlar mutluyum diye dolaşırlar. Ne kadar kapsamlı, ne
>kadar derin
> > düşünürseniz o kadar mutsuz olursunuz.
> >
> > İşte yukarıda mutluluk ve mutsuzlukla ilgili saptamalara karşı
>çıkıyorum. "Akıllı mutsuz, salak mutlu" savının yaşama beceriksizliklerinin
>bir avuntusu olabileceğini düşünüyorum.
> > Mutsuzluk görüntüsünün, saplantısının ya da avuntusunun "gerçekle"
>yüzleşmekten bir kaçış olduğunu düşünüyorum.
> >
> > Mutluluk bilinç ve yürek işidir.
> >
> > Dünyada bir zulüm, haksızlık, sömürü düzeni olduğu bana açık geliyor.
> > Mutsuz olmamız, kahır çekmemiz için ne çok sebebimiz var! Olup bitenin,
>acı verici durumu karşısında mutsuz olmak daha insana yakışan bir şey değil
>midir ?
> > Değildir !
> > Mutlu olmak, insan olma sorumluluğu taşıyan herkesin bir sorumluluğudur.
>Burada, "şişe yarıya kadar dolu" demiş mi oluyoruz, "yarıya kadar boş olan
>şişe"ye ? Mutlu olma bir çeşit aldanma sonucu mu elde edilecektir? Avunma,
>aldanma, görmezlikten gelme, sorunlardan kaçma yoluyla "mutluluk oyunu"
>oynamaktan söz etmiyorum.
> >
> > Aldanma sonucu "mutluluk" sözde mutluluktur. Mutluluk bir bilgi işidir :
>fark etme, ayırt etme, yargılama; düşünebilme işidir !
> > Dürüstlükle başarılır.
> >
> > İnsanın ardında olduğunu söylediği mutluluğun, sorunlardan,
>acılardan,kaygılardan azade bir ruh haliyle yaşanması gerekmez. Gerçekle
>yüz yüze, onun sorunlarıyla içice olduğunuz halde mutlu olabilirsiniz.
> >
> > Önce şu soru: Neden ardındayız mutluluğun ?
> > Gerçekçi olduğumuz, gerçeği anlamaya, yorumlamaya, sorunlarıyla baş
>etmeye çabalamak için. Araştırmak için.
> >
> > Mutsuzdan araştırmacı olmaz.
> > Mutsuzdan devrimci olmaz.
> > Mutsuzdan başkaldırı, umut, düş bekleyemezsiniz!
> >
> > Karşı çıkışları duyuyorum: Mutsuz bilenmiştir, ödün vermez,
>kavgaya,savaşa, mücadeleye,zulüm görmeye hazırdır. Kelle koltuğunda yürür
>mutsuz. Mutlu, yitirmek istemediği mutluluğu için korkaktır, ödünler verir;
>dünyadan hoşnuttur, merak etmez, öğrenmez, kendini aşmak istemez.
> >
> > İşte tam da bu noktada karşı çıkışlara karşı çıkıyorum! Böyle salak,
>böyle eblek, böyle sorumsuzdan mutlu insan > çıkmaz ! Mutluluk bir bilinç
>işidir, yalnız bilinçli olmakla kazanılmaz mutluluk, yürek işidir aynı
>zamanda. Mutluluk, uyuşukluk, tembellik, atâlet değildir.
> > Hamarat ruhların işidir. Acı çeken, acı çekmiş, duyarlı insanların.
> > Mutluluk bir haz hali değildir. Acı yokluğu hiç değil!
> > Mutsuzluk yaşama beceriksizliğidir
> >
> > Mutluluk iç ve dış özgürlüğe kavuşabilmede bir dönüm noktasıdır. İç
>dünyamızın, düşünce ve duygu dünyamızın bağımsızlığı, insanlarla kurduğumuz
>ikili ilişkilerin, toplumsal ilişkilerin özgürleşebilmesinde katkısı olan
>bir güçtür. Kendimizi ve dünyayı değiştirebilme gücü.
> >
> > Telos'umuza, hedefimize, amaçlarımıza,düşlerimize, ütopyamıza bizi
>ulaştırabilme gücü. Bu gücü anlayamamak,bu güce bigâne kalmak elbette
>sorumsuzluktur. Güzel,hakça bir dünya için çalışmamak demektir. Elbette
>ahlâksızlıktır.
> >
> > Mutsuzluk kendimizle yüzleşebilme cesareti için gereklidir.
>Gerçekle,dışımızdaki ve içimizdeki gerçekle, tarihle, kültürle
>karşılaşabilmek için. Yılgınlığı, tembelliği, kolaycılığı yenebilmek için.
>Mutlu insan, iç dünyasında gezebilen, içinde kolayca dolaşabilen; kendini
> > tanımaktan ürkmeyen özerk bir insandır. Mutlu, gerçekliğin karşısına
>çıkardığı sorunlarla karşılaşabilme gücü taşır.
> >
> > Mutlu, kendini, gerçekliği yaşamaya hazırdır: Elbette öteki insanlarla
>birlikte. Mutlu, birlikte yaşamaya, paylaşmaya açar kendini. Mutluluk,
>yaşamaya hazır olmadır : Geçmişi üstlenip, eleştirip, eleyip, yorumlayıp,
>geleceğe doğru yürüyebilme durumudur. Tek başına mutlu olunmaz; birlikte
>olunur. Paylaşmayla olunur. Ortalık güllük,gülistanlık olduğu için değil;
>savaşta, kavgada, kuşkuda, zulüm görmede de mutlu olunur.
> >
> > Mutlu, duygularını, aklını, bedenini bir bütün halinde yaşar. Duygu ve
>aklıyla iletişime geçer; onları tanır. Bedeninden gelen enerjiye haberlere,
>uyarılara açıktır.
> >
> > Mutlu, dinlemeye, anlamaya, söyleşmeye hazırdır: Kendiyle ve öteki
>insanlarla. Taktik uygulayan; insanları sınıflandırıp, damgalayan,
>denetleyip, elinin altından bırakmayan, mutlu olamaz. Mutluluk umut;
>mutluluk, içimdeki "daha var" diyen sestir.
> >
> > Mutlu, kendini "aşmak", öğrenmek, üretmek ister. Mutluluk, olanaklarını
>gerçekleştirmeye çalışmada yatar. Mutsuz, olanaklarını keşfetse de,
>gerçekleştiremeyendir. Mutsuzluk, insanın yaşama beceriksizliğidir. Kendini
>gerçekleştiremeyen, düş kuramayan, görüşlerini açık açık dile
>getiremeyenden mutlu olmaz.
> >
> > Mutlu insan dünyayı değiştirecek insandır
> > Mutluluk, edilgenlik demek değildir. Tembellik hiç değil.
>Mutluluğun,dünyanın sonu olduğunu söyleyen masallarla kültürümüze geçtiğini
>görüyoruz.
> > Mutluluk, öykülerin, romanların, filmlerin sonunda yer alabiliyor.
>Sonlara tıkılmış bir yaşam biçimi değildir oysa; somut yaşam alanında
>ortaya çıkıyor. Mutlu insan dünyayı değiştirecek insandır:Yaşamaya,
>kavgaya, düşünmeye, üretmeye hazır bir insandır.
> >
> > Mutluluk bir haz hali değildir. Bir karakterdir. Mutlu insan bu ahlâki
>karakteriyle, başına gelmiş ve gelecek olanları yaşar. Mutlu insan, zulüm
>çekmiş, işkence görmüş biri de olabilir. Mutlu insan yerinde duramaz,
>etkindir; sorumludur: Mutlu insanlardan söz ediyorum.
> > Dünyaya bir bakış biçimi, bir yaşam biçimi oluveren mutluluk, ağır bir
>sorumluluk taşır.Çünkü,mutluluk "hazır olma" durumudur; mutlu insan,
>gerçekleştireceği tasarılarının altında ezilmez.
> >
> > Gelip geçici bir hâl değil de bir karakter oluveren mutluluk, bize yaşam
>boyu destek oluverecek bir güçtür.
> >
> > Yanılır mıyız mutluluk konusunda ? Zaman zaman. Neyin mutluluk, neyin
>mutsuzluk olduğunu anlamak, hangilerinin mutluluk karakterine (ahlâk
>karakteridir!) uygun olduğunu önceden söyleyebilmenin zorlukları var.
> > Bize mutluluk gibi görünen, öteki insanların mutsuzluğu olabilir.
> > Oysa, dünyadaki sorunları ele almanın, tavır koymanın, gerçekliğe
>yönelmenin, kimi eylemlerin çekirdeğini taşıyan bizim karakterimizdir.
>Karakterimiz mutluluk karakteri ise gelip ge> çici mutsuzluklarımızı
>görmezden geliriz, onları simyacı gibi mutluluğa dönüştürmeye çalışırız.
> >
> >
> > Siz kendinizi "mutlu", "karakt> erli" biri olarak görüyorsanız;
>kendinizle barışık, geleceğe ilişkin tasarımlar taşıyan bu karakterinizle
>dünyanın zorluklarıyla baş etmeyi biliyorsunuz demektir.
> >
> > Bu yazıyı elbette kendini sorgulayan bir mutsuz, bir ahlâksız yazdı.
> >
> > Prof. Dr.
> > Ahmet İnam

24.jpg

BİZ VATANIMIZI,ASKERİMİZİ
VE BAYRAĞIMIZI SEVİYORUZ...

dffggg9jo.gif

AĞLAYAN ASKERİMİZ...

araliktan-bakan-kedi.jpg

catwave.gif

randevulariniz@drilkergunyeli.com
sorulariniz@drilkergunyeli.com
ozelsorulariniz@drilkergunyeli.com
onerileriniz@drilkergunyeli.com
ilkergunyeli@hotmail.com,
drilkergunyeli@gmail.com
ilkergunyeli@yahoo.com
drilkergunyeli@yahoo.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın