|
ANA SAYFAYA DÖNÜŞ için tıklayın...
GÜZEL SÖZLER...
*** BİLİM VE SANAT; TAKDİR EDİLMEDİĞİ YERDEN GÖÇ EDER...
Ibn-i SİNA
***Mükemmeli talep et ama, bedelini ödemeye hazır ol.
Anonim
***Bağnazın kafası gözbebeği gibidir; ne kadar aydınlık olursa o kadar küçülür.
Oliver Wendell Holmes Jr.
***İlerlediğiniz yolda hiç bir zorlukla karşılaşmıyorsanız, bilin ki o yol asla sizi doğruya ulaştırmaz.
***İyi insanlar erdemi sevdikleri için kötü şeyler yapmaktan nefret ederler. Kötü insanlar cezalandırılmaktan korktukları için kötü şeyler yapmaktan nefret ederler.
Horace
*** Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır.
Lao-Tzu
***Üç çeşit dost vardır; Birincisi ekmek gibidir her zaman istersin. İkincisi ilaç gibidir lazım olunca ararsın. Üçüncüsü mikrop gibidir o gelir seni bulur.
Anonim
> Mutsuzluk Ahlaksızlıktır !
> >
> > Mutsuz olmamız, kahır çekmemiz için ne çok sebebimiz var! Olup bitenin,
>acı verici durumu karşısında mutsuz olmak daha insana yakışan bir şey değil
>midir?
> > Değildir! Mutlu olmak, insan olma sorumluluğu taşıyan herkesin bir
>sorumluluğudur.
> > Prof. Dr. Ahmet İnam
> > (ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı)
> >
> > Son zamanlarda sık sık kendime söylediğim bir söz: "Mutsuzluk
>ahlâksızlıktır." ahlâk yaşamının hedefi mutluluktur; mutluluk ahlâkına göre
>yaşamalıyız anlamında söylemiyorum bu sözü. "Mutluluk", "mutsuzluk"
>kavramlarından, çağımız insanının çoğunlukla anladığını
> > anlamıyorum. Bu kavramların farklı yorumlarına gerek duyduğumuzu
>düşünüyorum.
> >
> > Akıllı mutsuz, salak mutlu mu olur ?
> >
> > Alışılagelmiş bakışla, düşünen, araştıran, soruşturan, eleştiren insanın
>mutsuz olması gerektiğine inanılır. Dünyadaki gidişe "aklı eren" insan,
>oradaki akıldışı akışı, haksızlığı, sömürüyü, acıyı, iletişimsizliği,
>kısacası dünyadaki cehennemi görür ve mutsuz olur.
> > Aydın mutsuzdur; gördüğü karşısında; gördüğünü düzeltmeye
>çabalamasındaki yetersizliği karşısında. Düşününce mutsuz olur insan ; bir
>anlamda nasıl düştüğünü görmüştür, kendinin ve insanlığın.
> > Düşünüyorum: O halde mutsuzum der. Mutsuzluk dünyayı değiştirmenin bir
>gerekçesi olur; yalnız gerekçesi değil, itici gücü, enerjisi.
> > Mutsuzlar, dünyaya isyan edip, dünyayı değiştirmeye, dönüştürmeye
>çabalayacaklardır. Mutsuzluk, uyumamanın, uyanıklığın, isyanın, eleştirinin
>bir itici gücüdür. Mutsuz, bilinçlidir, bilgilidir, asidir.
> >
> > Oysa, mutlu, tam bir salaktır. Düşünme gücünden yoksun, bilgisiz olduğu
>için mutludur. Aydın mutlu olamaz; o denli çok kaygısı; içinden bir türlü
>çıkamadığı kendisine, düzene, düzenin değiştirilmesine ait sıkıntıları
>vardır ki, mutlu olması olanaksızdır. Boş kafalı, yaşamayı yüzeyden alan,
>sorumsuz, bencil insanlar mutluyum diye dolaşırlar. Ne kadar kapsamlı, ne
>kadar derin
> > düşünürseniz o kadar mutsuz olursunuz.
> >
> > İşte yukarıda mutluluk ve mutsuzlukla ilgili saptamalara karşı
>çıkıyorum. "Akıllı mutsuz, salak mutlu" savının yaşama beceriksizliklerinin
>bir avuntusu olabileceğini düşünüyorum.
> > Mutsuzluk görüntüsünün, saplantısının ya da avuntusunun "gerçekle"
>yüzleşmekten bir kaçış olduğunu düşünüyorum.
> >
> > Mutluluk bilinç ve yürek işidir.
> >
> > Dünyada bir zulüm, haksızlık, sömürü düzeni olduğu bana açık geliyor.
> > Mutsuz olmamız, kahır çekmemiz için ne çok sebebimiz var! Olup bitenin,
>acı verici durumu karşısında mutsuz olmak daha insana yakışan bir şey değil
>midir ?
> > Değildir !
> > Mutlu olmak, insan olma sorumluluğu taşıyan herkesin bir sorumluluğudur.
>Burada, "şişe yarıya kadar dolu" demiş mi oluyoruz, "yarıya kadar boş olan
>şişe"ye ? Mutlu olma bir çeşit aldanma sonucu mu elde edilecektir? Avunma,
>aldanma, görmezlikten gelme, sorunlardan kaçma yoluyla "mutluluk oyunu"
>oynamaktan söz etmiyorum.
> >
> > Aldanma sonucu "mutluluk" sözde mutluluktur. Mutluluk bir bilgi işidir :
>fark etme, ayırt etme, yargılama; düşünebilme işidir !
> > Dürüstlükle başarılır.
> >
> > İnsanın ardında olduğunu söylediği mutluluğun, sorunlardan,
>acılardan,kaygılardan azade bir ruh haliyle yaşanması gerekmez. Gerçekle
>yüz yüze, onun sorunlarıyla içice olduğunuz halde mutlu olabilirsiniz.
> >
> > Önce şu soru: Neden ardındayız mutluluğun ?
> > Gerçekçi olduğumuz, gerçeği anlamaya, yorumlamaya, sorunlarıyla baş
>etmeye çabalamak için. Araştırmak için.
> >
> > Mutsuzdan araştırmacı olmaz.
> > Mutsuzdan devrimci olmaz.
> > Mutsuzdan başkaldırı, umut, düş bekleyemezsiniz!
> >
> > Karşı çıkışları duyuyorum: Mutsuz bilenmiştir, ödün vermez,
>kavgaya,savaşa, mücadeleye,zulüm görmeye hazırdır. Kelle koltuğunda yürür
>mutsuz. Mutlu, yitirmek istemediği mutluluğu için korkaktır, ödünler verir;
>dünyadan hoşnuttur, merak etmez, öğrenmez, kendini aşmak istemez.
> >
> > İşte tam da bu noktada karşı çıkışlara karşı çıkıyorum! Böyle salak,
>böyle eblek, böyle sorumsuzdan mutlu insan > çıkmaz ! Mutluluk bir bilinç
>işidir, yalnız bilinçli olmakla kazanılmaz mutluluk, yürek işidir aynı
>zamanda. Mutluluk, uyuşukluk, tembellik, atâlet değildir.
> > Hamarat ruhların işidir. Acı çeken, acı çekmiş, duyarlı insanların.
> > Mutluluk bir haz hali değildir. Acı yokluğu hiç değil!
> > Mutsuzluk yaşama beceriksizliğidir
> >
> > Mutluluk iç ve dış özgürlüğe kavuşabilmede bir dönüm noktasıdır. İç
>dünyamızın, düşünce ve duygu dünyamızın bağımsızlığı, insanlarla kurduğumuz
>ikili ilişkilerin, toplumsal ilişkilerin özgürleşebilmesinde katkısı olan
>bir güçtür. Kendimizi ve dünyayı değiştirebilme gücü.
> >
> > Telos'umuza, hedefimize, amaçlarımıza,düşlerimize, ütopyamıza bizi
>ulaştırabilme gücü. Bu gücü anlayamamak,bu güce bigâne kalmak elbette
>sorumsuzluktur. Güzel,hakça bir dünya için çalışmamak demektir. Elbette
>ahlâksızlıktır.
> >
> > Mutsuzluk kendimizle yüzleşebilme cesareti için gereklidir.
>Gerçekle,dışımızdaki ve içimizdeki gerçekle, tarihle, kültürle
>karşılaşabilmek için. Yılgınlığı, tembelliği, kolaycılığı yenebilmek için.
>Mutlu insan, iç dünyasında gezebilen, içinde kolayca dolaşabilen; kendini
> > tanımaktan ürkmeyen özerk bir insandır. Mutlu, gerçekliğin karşısına
>çıkardığı sorunlarla karşılaşabilme gücü taşır.
> >
> > Mutlu, kendini, gerçekliği yaşamaya hazırdır: Elbette öteki insanlarla
>birlikte. Mutlu, birlikte yaşamaya, paylaşmaya açar kendini. Mutluluk,
>yaşamaya hazır olmadır : Geçmişi üstlenip, eleştirip, eleyip, yorumlayıp,
>geleceğe doğru yürüyebilme durumudur. Tek başına mutlu olunmaz; birlikte
>olunur. Paylaşmayla olunur. Ortalık güllük,gülistanlık olduğu için değil;
>savaşta, kavgada, kuşkuda, zulüm görmede de mutlu olunur.
> >
> > Mutlu, duygularını, aklını, bedenini bir bütün halinde yaşar. Duygu ve
>aklıyla iletişime geçer; onları tanır. Bedeninden gelen enerjiye haberlere,
>uyarılara açıktır.
> >
> > Mutlu, dinlemeye, anlamaya, söyleşmeye hazırdır: Kendiyle ve öteki
>insanlarla. Taktik uygulayan; insanları sınıflandırıp, damgalayan,
>denetleyip, elinin altından bırakmayan, mutlu olamaz. Mutluluk umut;
>mutluluk, içimdeki "daha var" diyen sestir.
> >
> > Mutlu, kendini "aşmak", öğrenmek, üretmek ister. Mutluluk, olanaklarını
>gerçekleştirmeye çalışmada yatar. Mutsuz, olanaklarını keşfetse de,
>gerçekleştiremeyendir. Mutsuzluk, insanın yaşama beceriksizliğidir. Kendini
>gerçekleştiremeyen, düş kuramayan, görüşlerini açık açık dile
>getiremeyenden mutlu olmaz.
> >
> > Mutlu insan dünyayı değiştirecek insandır
> > Mutluluk, edilgenlik demek değildir. Tembellik hiç değil.
>Mutluluğun,dünyanın sonu olduğunu söyleyen masallarla kültürümüze geçtiğini
>görüyoruz.
> > Mutluluk, öykülerin, romanların, filmlerin sonunda yer alabiliyor.
>Sonlara tıkılmış bir yaşam biçimi değildir oysa; somut yaşam alanında
>ortaya çıkıyor. Mutlu insan dünyayı değiştirecek insandır:Yaşamaya,
>kavgaya, düşünmeye, üretmeye hazır bir insandır.
> >
> > Mutluluk bir haz hali değildir. Bir karakterdir. Mutlu insan bu ahlâki
>karakteriyle, başına gelmiş ve gelecek olanları yaşar. Mutlu insan, zulüm
>çekmiş, işkence görmüş biri de olabilir. Mutlu insan yerinde duramaz,
>etkindir; sorumludur: Mutlu insanlardan söz ediyorum.
> > Dünyaya bir bakış biçimi, bir yaşam biçimi oluveren mutluluk, ağır bir
>sorumluluk taşır.Çünkü,mutluluk "hazır olma" durumudur; mutlu insan,
>gerçekleştireceği tasarılarının altında ezilmez.
> >
> > Gelip geçici bir hâl değil de bir karakter oluveren mutluluk, bize yaşam
>boyu destek oluverecek bir güçtür.
> >
> > Yanılır mıyız mutluluk konusunda ? Zaman zaman. Neyin mutluluk, neyin
>mutsuzluk olduğunu anlamak, hangilerinin mutluluk karakterine (ahlâk
>karakteridir!) uygun olduğunu önceden söyleyebilmenin zorlukları var.
> > Bize mutluluk gibi görünen, öteki insanların mutsuzluğu olabilir.
> > Oysa, dünyadaki sorunları ele almanın, tavır koymanın, gerçekliğe
>yönelmenin, kimi eylemlerin çekirdeğini taşıyan bizim karakterimizdir.
>Karakterimiz mutluluk karakteri ise gelip ge> çici mutsuzluklarımızı
>görmezden geliriz, onları simyacı gibi mutluluğa dönüştürmeye çalışırız.
> >
> >
> > Siz kendinizi "mutlu", "karakt> erli" biri olarak görüyorsanız;
>kendinizle barışık, geleceğe ilişkin tasarımlar taşıyan bu karakterinizle
>dünyanın zorluklarıyla baş etmeyi biliyorsunuz demektir.
> >
> > Bu yazıyı elbette kendini sorgulayan bir mutsuz, bir ahlâksız yazdı.
> >
> > Prof. Dr.
> > Ahmet İnam
|