**Op.Dr.Ilker GUNYELI**

"Kadin Hastaliklari ve Dogum Sitesi"
Doktorumuzu tanıyalım
İyi Jinekolog nasıl olmalı?
Güncel Haberler
Bilimsel yayınlarım
Kliniğimizi Tanıyalım
Gebelik ve Problemleri?
Gebelikte Ultrasound
Doğum sonrası problemler?
Bebeğiniz ve siz
Bizim bebeklerimiz
Jinekolojik Muayene
Adet dönemi ve problemleri?
Merak ettikleriniz?
Meme hastalıkları
Diyet - Güzellik - Egzersiz
İnfertilite (Tüp bebek)
Aile planlaması
Menopoz
Yaşama dair !!
Kadın sağlığı testleri
Cinsel problemler
Sigara- Çağımızın vebası...
Resim Albümü
Linkler
DOSTLARIMIZ...

Meme hastalıkları


memografi190.jpg

KENDİ KENDİNİZE AYLIK MEME MUAYENESİ

Her ay aynı günlerde, memelerinizin görünüşünde veya hissedilişinde herhangi bir anormalliğin mevcut olup olmadığını kontrol edin.


- Yumru, herhangi bir sertlik ya da deride kalınlaşma veya çukurlaşma olup olmadığına bakın. Herhangi bir değişiklik farkediyorsanız bunu doktorunuza bildirin. Düzenli olarak doktorunuza meme muayenesi yaptırın ve mamografi çektirmeniz gerekip gerekmediğini sorun.



Duşta:

Sağ kolunuzu kaldırın. Sol elinizin parmak uçlarıyla sağ göğsünüzün her tarafını yoklayın.Herhangi bir kitle yada cilt değişikliğini hissedebilmek için elinizi nazik hareketlerle hareket ettirin. Sonra sol kolunuzu kaldırın ve sağ elinizle sol göğsünüzü muayene edin.

Meme kanseri ile ilgili merak ettiğiniz soruların yanıtları

Aynanın Önünde:

Kollarınızı iki yana sarkıtın. Göğüslerinizde akıntı, kırışma, çukurlaşma ve cilt dokusunda değişiklik gibi alışılmadık bir durum olup olmadığını inceleyin. Ellerinizi başınızın arkasında kavuşturun ve göğüslerinizin şekilleri ve kenarlarında bir değişiklik olup olmadığını araştırın. Her iki meme ucunuzu yavaşça sıkın ve akıntı olup olmadığına bakın.

Meme sağlığınız için dört adım

Sırtüstü Yatarken:

Sırtüstü yatın, sol omzunuzun altına bir yastık koyun ve sol kolunuzu başınızın altına yerleştirin. Sağ elinizle sol göğsünüze nazik, ancak basınçlı bir şekilde dokunmaya başlayın.
Koltuk altınızdan başlayarak göğsünüzün altına kadar inin, sonra parmaklarınızı biraz yana doğru hareket ettirin ve tekrar yukarıya oğru çıkın. Tüm meme bölgesinin dokunarak incelenmesini tamamlayana dek yukarı aşağı şekilde yaptığınız bu hareketleri sürdürün.

MAMOGRAFİ...


Mamografi Nedir?

Mamografi, düşük dozda çekilen bir meme röntgen filmidir. Memede, muayene ile saptanamayacak kadar küçük anormalliklerin tespit edilmesi amacı ile çekilir. Mamografinin gerçek değeri budur. Çünkü, bu sayede, hastalık muayene ile tespit edilebilecek safhadan önce saptanır. Bu nedenle kesin hayat kurtarıcıdır. Kırk yaşını geçen kadınlar her yıl veya iki yılda bir mamografi çektirmeli ve her yıl uzman bir hekime meme muayenesi olmalıdır. Elli yaşını geçen kadınlar ise her yıl mamografi çektirmeli ve hekime muayene olmalıdır.


Mamografi Ne Zaman Çektirilir?

Mamografi çekilirken meme, iki tabaka arasında birkaç saniye hafifçe sıkıştırılır. Bu nedenle memelerin en az hassas olduğu zamanda mamografi çekilmesi, özellikle memeleri hassas kadınlara önerilmektedir. Adet bitimini takip eden hafta, memelerin hassasiyetinin en az olduğu zamandır. Ayrıca adet bitimini takip eden hafta, hormonal nedenlerle memelerin şişliği en alt düzeydedir ve bu sırada daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Bu sebeplerden dolayı herhangi özel bir durum olmadıkça, mamografi çekiminin, adetin bitimini takip eden haftada yapılması önerilmektedir.



Mamografi Çektirmeye Giderken Nelere Dikkat Etmeli?

Mamografi çekilirken belden yukarısı çıplaktır. Bu nedenle çekime gelirken iki parça elbise giyilmesi önerilir. Bu sayede çekim sırasında belden üstü kolaylıkla çıkartılabilir. Filmi etkileyebileceğinden, koltuk altlarına deodorant, talk pudrası, losyon gibi şeyler sürülmemelidir.


Memede Bir Kitle Tespit Edildiğinde Ne Yapılmalı?

Memede bir kitle tespit edilince bunun kanser mi, yoksa başka bir hastalık mı olduğu araştırılmalıdır. Şunu önemle vurgulamak gerekir ki, memede saptanan her kitle kanser değildir. Bu nedenle, memede şüpheli bir kitle saptanınca, hemen korkup telaşlanmaya ve paniğe kapılmaya gerek yoktur. Memede bir kitle saptandığında, bir hekime başvurarak daha ileri tetkiklerin yapılması gereklidir.



untitled3.jpg

untitled70.jpg

ANA SAYFAYA DÖNÜŞ için tıklayın...

deniz_k_z_.gif

FiBROKİSTİK MEME HASTALIĞI

Fibrokistik değişiklikler memede en sık görülen rahatsızlıklardan biri. Ağrı, yanma hissi ve memede kitlelerin ele gelmesiyle kendini gösteriyor.
Kadınların çoğu, hayatlarının bir döneminde fibrokistik değişikliklere bağlı yakınmalarla hekime başvuruyorlar. Yakınmalar bazı kadınlarda çok hafif seyreder. Adet öncesi görülen bir miktar ağrı gibi. Bu kadınların muayenelerinde ellerine kitle de gelmeyebilir. Bazı kadınlarda ise bulgular çok şiddetlidir. Ağrı günlük yaşamı etkileyecek kadar fazladır. Adetlerden sonra bile azalmadan devam edebilir.

Fibrokistik meme hastalık mıdır?

Geçmişte bu bulgular hastalık kabul edilirdi. Günümüzde hastalık değil, normal yapının değişimi olarak kabul ediliyor. Meme displazisi, kronik kistik mastit gibi isimlerde fibrokistik değişiklikler için zaman zaman kullanılan terimlerdir.

Memede fibrokistik değişikliklerin nedeni nedir?

Meme bir süt bezidir. Süt üreten bezlerden ve bu bezleri destekleyen destek dokusundan oluşur. Süt bezlerinde rahimdeki olduğu gibi adet döneminin başlangıcından itibaren östrojen ve progesteron gibi hormonların etkisi ile gebeliğe hazırlık yapılır. Süt üreten hücrelerde artış ve gelişme gözlenir. Adet sonuna doğru memelerde görülen gerginliğin sebebi budur. Gebelik gerçekleşemez ise, rahimde artan ve gelişen hücreler adet dönemi sonunda kanama ile atılır. Memede ise artan ve gelişen hücreler, adet sonunda gebelik gerçekleşmediği için yıkılırlar ve bu hücrelerin bir kısmı ölür. Ölen hücreler çevreden gelen iltihap hücreleri tarafından yok edilirler. Bu süreç içinde bazı kimyasal salgılar rol alır. Ölen hücrelerin temizliği sırasında gelişen bir dizi kimyasal olay sırasında süt bezleri ve kanallarında da bazı hasarlar ortaya çıkabilir. Bu hasarların tamiri sırasında yara dokusunun iyileşmesi olan fibrozis gelişebilir. Memedeki süt bezleri, süt üretmedikleri zamanlar bile salgı işlevlerini sürdürebilirler. Normalde salgılanan sıvı süt kanallarında tekrar geriye emilir. Fibrokistik değişiklikler sırasında bu kanallarda ve bezlerde hasar geliştiği için bu sıvı geriye emilemez. Bazen sıvı salgılanmasında aşırı artış olabilir ve sıvı birikir, kist denilen içi sıvı dolu keseler gelişir. Bu sıvı keseleri mikroskopik büyüklükte olabildiği gibi 6-7 cm çapında büyük makrokistlerin oluşması ile sonuçlanabilir.

Hangi yaş grubunda görülür?

Daha çok 30 yaşlarından sonra görülmeye başlanır. Çünkü yukarıda bahsettiğimiz olaylar yıllarca tekrarlanır ve kalıcı değişiklikler oturmaya başlar. Menopozdan sonra biter.

Kansere dönüşür mü?

Genelde sanılanın tersine fibrokistik değişiklikler meme kanseri gelişmesinde bir risk oluşturmaz. Fakat meme kanseri teşhisi konmasını güçleştirebilir. Kanser bulgularıyla karışabilir.

Kanserle karıştırılır mı?

Bu tip yakınmalarla hekime başvuran kadınlarda, klinik muayeneyi takiben duruma göre mamografi ve meme ultrasonografisi çekilir. En sık karşılaşılan sorunlardan biri de bu tetkiklerde saptanan bazı bulguların meme kanseri bulgularıyla karışmasıdır. Böyle durumlarda mutlaka memenin sorunlu bölgesinden parça alınarak patolojik incelenmesinin yapılması gerekir. Bu da kadında çok önemli bir stres sebebidir.

Fibrokistik memeli kadınlara önerileriniz nedir?

Fibrokistik değişiklik saptanan kadının takiplerini aksatmamalı. Her ay adetin bittiği ilk hafta kendi kendisini muayene etmesi gerekir. Her yıl bir uzman tarafından muayene edilmeli. Eğer risk faktörleri yüksek ise (aile hikayesi, atipik hiperplazi vb.) 6 ayda bir muayene edilmeli. 40 yaş üzerinde ise her yıl mamografi, 40 yaş altında ise her yıl ulrasonografiyle kontrol edilmelidir. Şüpheli bir gelişme saptanırsa, biyopsiyle parça alınarak incelenmesi gerekir. Fakat her fibrokistik değişiklik saptanan hastada biyopsi yapılması gerekli değil. Ancak tetkiklerde şüpheli gelişme saptandığında biyopsi öneriyoruz.

MEME KANSERİ ??

Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.


Meme Kanseri Risk Faktörleri Nedir?


Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz. Bu faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler. Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır. Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalıdırlar.

Risk Arttıran Faktörler

Yas: Ileri yas önemli bir risk faktörüdür. Yeni meme kanseri tanisi konan kadinlarin % 70'i, 50 yas üzerindedir. Diger bir deyimle, yasi 50 yas üzerinde olan kadinlarda meme kanseri görülme sikligi, yasi 50 yasin altinda olan kadinlardan 4 kat daha fazladir. Bu nedenle, 50 yas üzerindeki her kadin, mutlaka yilda bir defa hekime bas vurarak muayene olmali ve mamografi dedigimiz meme filmini çektirmelidir.

Kisisel meme kanseri hikayesi: Daha önce meme kanseri geçirmis ve tedavi olmus kadinlarda, diger memede kansere gelisme olasiligi normal kadinlara göre 3-4 kat daha fazladir.

Ailede meme kanseri hikayesi: Aile yakinlari arasinda meme kanserine yakalanmis kadinlarin, meme kanserine yakalanma olasiligi, diger kadinlara göre daha fazladir. Örnegin, kiz kardesi veya annesi meme kanserine yakalanan bir kadinin, meme kanserine yakalanma riski, diger kadinlardan 2- 5 kat daha fazladir. Bu kadinlar daha sik ve dikkatli izlenmelidir. Bu sekilde sorunlari olan kadinlar, meme kanseri genetik danismanliginin yapildigi kliniklere bas vurarak risklerini hesaplattirmalari gerekir. Eger aile geçis riski yüksek bulunursa, genetik testi yaptirmalidirlar.

Daha önce meme biopsisi yapilmis olmasi: Memede bir kitle nedeni ile biopsi yapilmis ve iyi huylu bir tümör saptanmis olabilir. Bazi kanser olmayan iyi huylu tümörlerin bulunmasi, kanser gelisme riskini degisik oranlarda artirabilmektedir. Bu, tümörün hücresel yapisina göre degisir. Örnegin, yapilan bir biopside, çikartilan kitlenin patolojik incelemesi sonucu atipik hiperplazi tanisi konmus kadinlarda ( bu tamamen iyi huylu bir tümördür), meme kanseri gelisme orani normal kadinlara göre daha fazladir.

Fertil çag süresi: Adet görmeye erken baslanmasi, menepoza geç girilmesi, fertil çagi uzatmaktadir. Bu sirada kadin daha uzun süre östrojen hormonu etkisi altinda kalmakta, meme kanseri gelisme riski artmaktadir. Erken menopoza giren kadinlarda hormon tedavisi yapilmiyor ise, meme kanseri riski önemli ölçüde azalmaktadir. Elli yasindan sonra adet görmeye devam eden kadinlarda, meme kanserine yakalanma riski az da olsa artmaktadir.

Dogurganlik hikayesi: Ilk çocugu dogurma yasi önemlidir. Ilk çocugunu 30 yasindan sonra doguran kadinlarda meme kanseri görülme orani 20 yasindan önce doguranlara göre 2 kat fazladir. Hiç çocuk dogurmayan kadinlarda risk hafif yükselmektedir

Sosyoekonomik seviyenin yüksekligi: Varlikli, sosyoekonomik düzeyi yüksek olan kadinlarda, meme kanseri görülme orani daha fazladir. Bu ailelerin kizlari daha iyi beslendikleri için daha erken gelismekte ve erken yasta adet görmeye baslamaktadir. Ayrica bu çocuklar büyüdükleri zaman egitim ve is nedeni ile daha geç evlenmekte ve daha geç çocuk sahibi olmaktadirlar. Bu nedenlere bagli olarak fertil çagin erken baslamasi, geç dogurma gibi nedenler sebep olarak sayilabilir. Ayrica bunlarin disinda baska faktörler de rol almaktadir.

Östrojen hormonu tedavisi görenler: Menopoz nedeni ile uzun süre östrojen tedavisi ( 10 yildan fazla) gören kadinlarda, meme kanseri orani artmaktadir. Fakat, hormon tedavisi almayan kadinlarda da, kalp hastaliklarinda ve osteoporoz gibi sorunlarda artis ortaya çikmaktadir. Bu nedenle, menopoz yakinmalarinin azaltilmasi amaci ile, östrojen verilmesi önerilebilir fakat, mutlaka bir hekim kontrolu altinda yapilmalidir.

Dogum kontrol hapi kullanilmasi: Bu konuda farkli görüsler olmakla birlikte hafif bir risk artisi oldugu ileri sürülmektedir. On yil önce dogum kontrol hapini birakmis olan kadinlarda ise, bu risk tamamen ortadan kalkmaktadir.

Alkol kullanilmasi: Fazla alkol alan kadinlarda, almayan kadinlara göre risk nispeten artmaktadir. Günde 3 bardak yüksek dereceli alkol içen bir kadinin meme kanserine yakalanma riski, hiç içmeyen kadina göre 2 kat daha fazladir. Alkol aliminin günde bir kadeh ile sinirlandirilmasi önerilmektedir.


Sigara: Sigaranin kesin bir etkisi gösterilememistir. Fakat, genel sagligi etkilediginden dolayi birakilmasi önerilmektedir.

Sismanlik ve yagli beslenme: Bazi çalismalarda sismanligin, özellikle 50 yas üzerindeki kadinlarda meme kanserine yakalanma riskini artirdigi gözlenmistir. Özellikle, doymus yaglarin fazla bulundugu yagli et gibi yemekler ve yagli süt ürünlerinin fazla alinmasinin bu riski artirdigi ileri sürülmüstür






Meme Kanseri Riski Azaltılabilir Mi?

Egzersiz: Yogun egzersiz ve jimnastik yapan kadinlarda meme kanseri riskinin azaldigi gözlenmistir. Bu nedenle, tüm kadinlara önerilmektedir.

Beslenme: Meme kanseri ile beslenmenin önemli iliskisi vardir. Sebze ve meyveden zengin beslenme, agir yagli yiyeceklerden uzak durulmasi önerilmektedir. Günlük gida alimina C vitamini, betakaroten gibi antioksidanlarin eklenmesinin koruyucu etkisi oldugu ileri sürülmektedir.

Kisaca, sismanligin azaltilmasi, alkol aliniyorsa birakilmasi. Hafif egzersiz yapilmasi(haftada 4 saat tempolu yürüyüs), Sebze ve meyvenin bol tüketilmesi, gibi basit önlemler ile meme kanseri riski % 30-40 oraninda azaltilabilmektedir.







beslenme.jpg

Sebze ve meyve göğsü koruyor

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkan Yardımcısı Emire Olcayto, "Hastalar, meme kanserinden korunmak için sebze ve meyveyi daha çok tüketmelidir" dedi.

Ankara Onkoloji Hemşireliği Derneği, Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Meslek Yüksek Okulu ve ERVAK'ın düzenlediği, "Meme Kanserinde Erken Tanı Konusunda Kadınların Eğitimi" adlı projenin tanıtım toplantısı yapıldı.

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkan Yardımcısı Olcayto, toplantıda yaptığı konuşmada, projenin, meme kanserinin artış gösterdiği 40 yaş ve üzerindeki kadınları eğiterek, meme kanseri erken tanı yöntemi konusunda kadınları bilinçlendirmeyi amaçladığını söyledi.

Kanser ölümlerinin sayısını azaltmak için çalıştıklarını ifade eden Olcayto, şunları kaydetti:

"Hastalar meme kanserinden korunmak için sebze ve meyveyi daha fazla tüketmelidirler. Meme kanserinin belirtileri, memede sertleşme, aşırı ağrı ve buna bağlı olarak meme uçlardaki siyahlanmadır.

Bu hastalığın önemli bir yönünde sağlıklı beslenmektir. Kadınlarımız beslenmelerine çok dikkat etmelidir."


bunny.gif

randevulariniz@drilkergunyeli.com
sorulariniz@drilkergunyeli.com
ozelsorulariniz@drilkergunyeli.com
onerileriniz@drilkergunyeli.com
ilkergunyeli@hotmail.com,
drilkergunyeli@gmail.com
ilkergunyeli@yahoo.com
drilkergunyeli@yahoo.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın